Kelime Kökeni: Arapça
– Çocuk düşürme, bebek düşürme, fetüsün dışarı atılması, ceninisakıt, sakıt
Cümle içinde kullanımı: “Günahı boynuna mürebbiyenin daha önce ıskat-ı cenîn yaptığı dedikodusu dolaşıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çocuk düşürme, bebek düşürme, fetüsün dışarı atılması, ceninisakıt, sakıt
Cümle içinde kullanımı: “Günahı boynuna mürebbiyenin daha önce ıskat-ı cenîn yaptığı dedikodusu dolaşıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça- tamlama
– Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkileri olan işletme, kurum
– insan sağlığına ciddi zararları olan sağlıksız yapılar
Cümle içinde kullanımı: “Birinci sınıf gayri sıhhî müesseseler çalışma ruhsatlarını mutlaka Sağlık Bakanlığından almak zorundalar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Al renkli yüz
– Al, kızıl renkteki at
Cümle içinde kullanımı: “Hipodroma çıkan atların çoğu eşkah renkte olduğu gibi asil bir görünüşleri var. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Memur mesleği
– Geçimi sağlayan iş
– Ekmek parçası
– Bir defa da yenilebilecek ekmek parçası
Cümle içinde kullanımı: “Hepimiz nanpare kazanmak için çabalayıp, yırtınıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hislerini yitirmiş kimse
– Kalbi ölmüş, kalpsiz
– Duygusuz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta korkuttuğum tek şey mürdedil kişilerdir, insan kalbinden vazgeçmişse insanlığından çıkmış demektir.”