Kelime Kökeni: Arapça
– Azlolunmaz, azledilmeyen, el çektirilemez, işten uzaklaştırılmayan, görevinden alınmayan
Cümle içinde kullanımı: “ Savcının lâ-yen’azil olduğunu bilerek hakim karşısında kendi ifadesini vermesini salık verdim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Azlolunmaz, azledilmeyen, el çektirilemez, işten uzaklaştırılmayan, görevinden alınmayan
Cümle içinde kullanımı: “ Savcının lâ-yen’azil olduğunu bilerek hakim karşısında kendi ifadesini vermesini salık verdim. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Bilmez, bilgisiz, cahil
Cümle içinde kullanımı: ” Ey lâ-ya’lem olan ademoğlu, yeryüzünün kıymetini anlamadan nasıl olur da ahireti anlamaya çalışırsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bilinçsiz, kendinde olmayan, aklı başında olmayan, dalgın, bihoş, kendinden geçmiş
Cümle içinde kullanımı:” Gözleri kapanırken lâya’kıl görüntüsü giderek huzura erişerek uykuya telim oldu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sille, tokat, şamar, beş kardeş
– Misk, güzel koku
– Merhem, pomat, deriye sürülen ilaç
Cümle içinde kullanımı: ” Dermanım Hızır’ın vereceği latîm, okuyacağı duadadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-lâmis müennes biçimi
– Dokunma duygusu, dokunum, dokunma hissi, el ile hissetme
– Duyarga, anten, duyu alma organı
Cümle içinde kullanımı: “Böceklerde yer alan lâmise özel görevleri olan organlardır. “
Kelime Kökeni: Arapça-leme’ân
– Parlayan, parıldayan, ışıldayan
– Çocukların başında ve başının tepesinde bulunan bıngıldak, yeni doğmuş bebeğin kafasının üst yumuşak bölümü
– Kadın ismi
Cümle içinde kullanımı: “ReşaT Nuri Güntekin’in unutulmaz eseri Dudaktan Kalbe’nin Lâmia’sını okurken göz yaşlarıma hakim olamazdım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çaresiz, onulmaz, elinde olmaksızın, ister istemez, yersiz, yerinde olmayan
Cümle içinde kullanımı: ” Lâ-mahâle dertlerimle kimseyi üzmek veya sıkmak istemem. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık yol, önü açık yol
Cümle içinde kullanımı: “Bilimde en esas olan doğru önermeler ve lahid belirlemektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-lahdi
– Mezar, sin, kabir, metfen, gömüt, makber
Cümle içinde kullanımı: “Bir garip sarhoşum sığar mıyım bir metrelik lahide, toprak alır mı beni bağrına?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yanlış konuşmak veya okumak
Cümle içinde kullanımı:” Lahhânet eden talebelere karşı sonsuz bir sabırla yaklaşmaya çalışıyor. “