KESEDAR NEDİR?

Kesedar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)

Varlıklı kişilerin paralarını yöneten ve gerek harcamaları yapan kişi.

Esnafın gelirlerini toplayıp saklayan, gerektiği zaman geri veren kimse.

Cümle İçinde Kullanımı:’Eskiden esnafların bir nevi banka görevini gören kesedarlar varmış’.

HAZANDİDE NEDİR?

Hazandide nedir?

Kelime kökeni: Farsça sıfattır.

Solgun, sararmış, solmuş, görmüş geçirmiş.

Güz mevsimini görmüş, yaprakları sararmış solmuş.

Cümle içinde kullanımı:’Aldığı telefonu açıp haberi alınca bir yüzü hazandide olunca endişelendik.’

HAYHUY NEDİR?

Hayhuy nedir?

Kelime kökeni: farsça birleşik isimdir.

Boş ve sonuçsuz iş veya çaba.

şamata, patırtı, karışıklık.

Herkesin aynı anda konuşmasından veya eğlenmesinden oluşan gürültü.

Cümle içinde kullanımı:’Ana sınıfı çok fazla hayhuy yaptığı için telefonla konuşamadım.’

HAVUT NEDİR?

Havut nedir?

Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve isimdir.

Deve semeri, kavut, oluk, çekme yalağı, avlu, bahçe, çeşme, kurna, yalak, istek, havıt.

Bulgur unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yemek.

Cümle içinde kullanımı:’Ziyaret ettiğimiz köyde ilk defa havut yedim.’

Virginia Woolf’un İntihar Mektubunda Ne Yazıyordu?

Feminizmin öncü yazarlarından biri olan Virginia Woolf, edebiyatta kadın dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir.

Yaşam şartlarının zorluğu, geçirdiği buhranlar yüzünden  zor bir hayat geçiren Virginia Woolf 59 yıllık kısacık ömrüne ışık saçan eserler bırakmıştır.

28 Mart 1941 da içinde bulunduğu bunalımlara, ruhsal çöküntülere dayanamayan yazar evinin yakınlarındaki Ouse nehrine ceplerine taş doldurarak atlar.  İntiharından önce eşine bir mektup bırakıp, bu hazin sonu seçmesindeki gerçeği açıklanmıştır.

Eşi Leonard Woolf’un bulduğu mektupta şu satırlar yazılıydı;

Sevgilim,

Yeniden delirmekte olduğumdan şüphem yok: Böyle korkunç bir dönemi bir kez daha kaldıramayacağımızı hissediyorum. Aynı zamanda, bu kez toparlanmayı başaramayacağımı da seziyorum. Yeniden sesler işitmeye başladım ve dikkatimi toplayamıyorum.

Bu durumda bana en doğru görünen şeyi yapıyorum. Bana olabilecek en büyük mutluluğu yaşattın. Benim için başka kimsenin olamayacağı insan oldun. İki varlığın bu korkunç hastalık gelene kadar olduğumuzdan daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Daha fazla mücadele edemeyeceğim. Senin hayatını da ziyan ettiğimi biliyorum. Ben olmasam çalışabilirdin. Çalışacaksın da, biliyorum.

Görüyorsun, doğru dürüst yazmayı bile başaramıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim, hayattaki tüm mutluluğumu sana borçlu olduğum. Bana karşı her zaman tam bir sabır timsali oldun ve inanılmaz iyiydin. Sana bunları söylememe gerek yok — herkes biliyor zaten.

Beni kurtarabilecek biri olsaydı, o sen olurdun. Hiçbir şeyden senin iyiliğinden olduğu kadar emin olmadım. Hayatını ziyan etmeye daha fazla devam edemem. Kimselerin bizden daha mutlu olabileceğini sanmıyorum.

Mektubun orijinali;