Siesta nedir?
Kelime kökeni: İspanyolca isimdir.
Öğle vakti uyumaya verilen ad.
Cümle içinde kullanımı:‘İspanyollarda genellikle siesta adında bir gelenekleri varmış.’
Siesta nedir?
Kelime kökeni: İspanyolca isimdir.
Öğle vakti uyumaya verilen ad.
Cümle içinde kullanımı:‘İspanyollarda genellikle siesta adında bir gelenekleri varmış.’
Animizm nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Canlıcılık, bir din.
Ruhları İlah sayan batıl bir din. Ruhlar cisimler gibi Allah’ın mahlukudur, onun emirlerine tabidir.
Cümle içinde kullanımı: ‘Günümüzde artık animizm dinine inanan fazla insan kalmadı.’
Sürrealizm nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Gerçeküstücülük.
Cümle içinde kullanımı:’Sürrealizm, Avrupa’da birinci ve ikinci dünya savaşları arasında gelişmiştir.’
Ali Lidar; Eskişehir Eğitim Fakültesinden Felsefe Öğretmeni olarak mezun olan, öğretmenlik mesleğine de Eskişehir’de halen daha devam etmektedir.
Küçük Prens aşığı olan yazar, içinden geldiği duygularını dışa vuran, sokak hayatını şiirlerinden sakınmayan bir edebiyat şövalyesidir aynı zamanda.
Anlatma ihtiyacını şiirlerine yansıtan Ali Lidar’dan dinleyelim bir de Aşkı !
Uyuyalım mı? dedi bir süre sonra. Her ne durumda olursam olayım, her duyduğumda gülümseyerek itaat ettiğim tatlı bir buyruk gibiydi bu laf. Yanımda olsa, sıkıca sarılırdım. değildi.
Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
Küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı..
Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
Ben seni severim sevmesine de
İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..
Çocukluğuna dair umutlarını anlattığı şu satırlarda tanıyalım onu;
Ayağı kırılan atların vurulduğunu öğrendiğimden beri
Umudumu kestim insanlardan!.
Bu yaşımdan sonra karşıma çıkan
Sen
Ve ben
Olsa olsa bir çeşit spekülasyon yaratırız hepsi o kadar..
Ayağı kırılan atlar öldükten sonra nereye gider?
Var mıdır onlara da cennet vaad eden bir kitap?
Gülümseyerek uzattığın alçı,
iyileştirmez ki ruh kırığımı..
Yunan kolonisi olan Karadeniz’in Sinope (Sinop) da MÖ 412 de doğduğu söylenen Diyojen, sürgün edilen babasıyla Yunanistan’a gitmiştir.
Hayatını mala mülke adamadan son derece fakir şekilde geçiren Diyojen, meşhur bir halk filozofudur.

Atisthenes’in doğaya uyumlu yaşama prensibine göre yaşayan Diyojen’in yattığı yan devrilmiş bir fıçısı, bir de su içtiği çanağı olduğu bilinmektedir.
Anlatılan rivayetlere göre bir gün eliyle çeşmeden su içen bir çocuk gördüğünde;’Bu çocuk bana fazladan malım olduğunu gösterdi’ diyerek fazlalık olarak gördüğü çanağını da atmıştır.
Eflatun’un Çılgın Sokrat olarak nitelendirdiği Diyojen son derece akıllı, bilge, esprili ve nükteli sözleriyle halk arasında sevilen bir şöhret halini almıştır.
Yine bir rivayete göre Büyük İskender’in kulağına kadar gitmiştir ve büyük zatı ziyaret etmek istemiştir.
Büyük İskenderin geldiğini gören halk yerlere kadar eğilip saygı gösterilerinde bulunurken, Diyojen yatık haldeki fıçısında güneşlenmeyi sürdürmüştür.
Tüm serveti üstünde ki bir parça çul çaput olan Diyojen, gelen Büyük İskender’e asla yalakalık yapmamış, hatta hiç rahatını bile bozmamıştırç.
Büyük İskender’in askerleri Diyojen’i yaptığı saygısızlıktan ötürü tartaklayıp dövmeye yeltendiklerinde onlara engel olur ve şöyle sorar.
“Dokunmayın. Herkes Büyük İskender geliyor diye ayağa kalkıp yerlere yatıyor. Sen neden ayağa kalkmıyorsun, yoksa sen İskender’i tanımıyor musun?”
Diyojen bu soru karşısında “Tanıyorum. İyi tanıyorum ve sizi de biliyorum” karşılığını verir.
Büyük İskender “O halde söyle bakalım kimim ben?”
Diyojen “Bendemin bendesisisin (esirimin esirisin)” cevabını vererek şaşırtır.
Atından inen Büyük İskender hem şaşırmış hem de sarsılmış olarak bir daha soru sorar.
“Ne demek bu?”
Diyojen “Sen toprak için adam öldürüyorsun, dünya benim esirim ve kölem. Halbuki bunlar benim değer vermediğim şeyler. Sen ise benim esirime köle olmuşsun. Kim kime ayağa kalkacak ?”
Kimseye minneti olmayan, dünya malın da gözü olmayan Diyojen’in büyük bir filozof olduğunu anlayan zengin bir ülkenin imparatoru olan İskender, ona “Dile benden ne dilersen” diyerek lütfetti.
Diyojen mayışmış haliyle güneşi işaret ederek, “Gölge etme başka ihsan (iyilik) istemem” der….
Hiyeroglif nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Resim yazı, eski mısırlıların yazısı.
Cümle içinde kullanımı:‘Hiyeroglif yazılar müzede sergilenecekmiş.’
Hedonizm nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Hazcılık.
Zevki insan yaşamının tek değer ve amacı sayan öğreti.
Cümle içinde kullanımı:’Hazcılık veya Hedonizm, Kirene Okulunun, yani Sokratesin öğrencisi olan Aristipposun öğretisidir.’
Zodyak’ın gücüyle, kadınlık dürtülerimizi uyandırmanın tam zamanı! Evet hanımlar , vakit uzun zamandır beğendiğiniz, hoşlanıp uzaktan baktığınız o erkeği elde etmenin vaktidir. İlk olarak işe, burcunu öğrenerek başlayın. Hepimizin de bildiği üzere erkekler astroloji ve 12 burçla araları pek iyi değildir, onları savunmasız oldukları bu noktadan vurmaya hazır mısınız?
Hazırsak öncelikle ne diyoruz; O Adam Buraya Gelecek !
Koç Erkeği; Sabırsız prenslerimiz, yakışıklı oldukları kadar acelecidirler. Çarpıcı bir çekicilikleri ve etkileme gücüne sahiptirler. Duygularıyla hareket etmekten kaçınır, daima mantığa dayanırlar. Onun ilgisini çekmeli, hatta naz yaparak sabrını iyi yönde zorlamalısınız. Koç erkeği, asi ve gizemli kadınlardan hoşlanır, unutmayın doğal ve güçlü göründüğünüz de gözleri sizin üstünüze çevrilecek.

Boğa Erkeği; Evet hanımlar buraya dikkat, evinizin reisi yuvanızın erkeği boğa erkeğidir. Ciddi ve sakin yapıları ile çözüm odaklıdırlar. Sabırlıdırlar, doğuştan baba olmak için yaratılmış şefkatli bir yapıları vardır. Bir kadın da özellikle güzellik ve bakıma dikkat ederler. Bir boğa erkeğini etkilemek için ona tatlı sözler sarf edin, kompliman yapın ve asla eleştirmeyin. Ona güzel yemekler yaparak kendinizi belli edin.

İkizler Erkeği; Doğuştan değişken yapılı, yerinde duramayan hareketli erkeklerdir. Sürekli öğrenmeyi ve eğlenmeyi severler. Akıllı ve entelektüel kadınlardan hoşlanırlar, baskıya ve üzerinde kurulan hakimiyete gelemezler. Kıskançlık yapmaz, ona hem sevgili hemde arkadaş olabilirseniz sizden asla kopamazlar.

Yengeç Erkeği; Sakin ve dengeli yapıları ile her ortamın sevgilisidir koç erkeği. Duygularını çok derinden yaşarlar, dışarından içi görünmeyen bir kutu gibidirler. Her şarta ve ortama kolay uyum sağlayabildikleri gibi aile kavramına düşkündürler. Bir yengeç erkeğine karşı her zaman dürüst olun, ona olan sevginizi açıkça gösterin. Aşkınızla onu tahrik edin ve güvenin.

Aslan Erkeği; Son derece ateşli, sıcak ve romantik aşıklardır. Cinsel açıdan duygularını yoğun yaşarlar, etkisine aldığı kişilerde sevgi krallıklarını kurarlar. Bir aslan erkeği şımartılmayı sever hanımlar, dozunu aşmadan ona karşı olan ilginizi belli edin ama asla bağlandığınız açık etmeyin. Gösterişli hallerinizle aklını başından alın.

Başak Erkeği; Samimi ve doğal kişilikleriyle bilinirler. Titiz ve sorgulayıcı karakterleri yüzünden onlarla yaşamak biraz zordur. Aşka da insanlara da pek güvenmezler, maddiayata önem verirler. Güzel hediyelerle onu etkileyebilir, sabrınız ile kazanan siz olabilirsiniz.

Terazi Erkeği; Eşsiz bir mantık gücüne sahiptir ve dolayısıyla ikna kabiliyeti de oldukça başarılıdır. Zodyak’ın aşka yapma sanatını en iyi bilen terazi erkekleri, kurnaz bir centilmendir. Övülmekten çok hoşlanır, ona karşı olan tavırlarınız güzelliğinizden önce gelir. Az ve öz konuşan kadınları severler, onu elde etmek için aşkınızı ve sadakatinizi vermeyi ihmal etmeyin.

Akrep Erkeği; Derin duyguların erkekleridir ayrıca hafızaları fil kadar güçlüdür. Çekici, şehvetli, bakımlı ve sofistike kadınlardan hoşlanırlar. Aşırı kıskanç olan akrep erkekleriyle küçük kıskançlık oyunları oynanmaz, anlayışlı ve iyi vakit geçirdikleri sadık kadınları tercih ederler.

Yay Erkeği; Entelektüel, kibar, son derece bilgili bir salon beyefendisidir. Cana yakın ve sevecendirler, maceracı yönleri ağır basar. Siz yine de bir yay erkeğine çok güvenmeyin hanımlar, evlilikten çekinirler. Sormadan, sorgulamadan, arkadaşı olun. Sosyal ve hareketli bir yaşamı olan kadınları beğenirler, onun yanında daima çekici ve neşeli olun.

Oğlak Erkeği; Her ne kadar ketum ve ciddi tavırları olsa da kalbi yumuşacıktır. Dış görünümün aksine duygual ve çekingendirler. En kötü özellikleri ise fazla inatçı olmalarıdır, ekstradan maddiattan konuşmayı severler. Bir oğlak erkeği tutumlu, nazik, kibar ve sevecen kadınlardan hoşlanır. Evlilikten korkan bir diğer burçtur.

Kova Erkeği; Yaşamı asla şakaya almaz zeki ve akıllıdırlar. Ne yapacaklarını kolay kolay kestiremezsiniz, pratk olan şeyleri severler. Hesap ve sorgulanmayı sevmedikleri gibi özgürlüğüne fazlasıyla düşkündürler. Kova burcu bir erkeği etkilemek için asla duygularınızı açık etmeyin. Zor bağlanan erkeklerdir, ona karşı anlaşılır olun, bir yandan da sizi merak etmesini sağlayın.
Megalomani nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Büyüklük hastalığı.
Kendini olduğundan çok daha büyük görme hastalığı.
Cümle içinde kullanımı:’Kendini megalomani görüyor ve açık saçık giyiniyordu.’
Tabu nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dini inanç.
Tekin olmayan, tekinsiz.
Ar olduğu sanılan, mukaddes hususiyetlerinden dolayı dokunulamayan, uğursuz ve korkunç olan şey.
Yasak, memnu.
Yasaklanarak korunan nesne, kelime, davranış.
Cümle içinde kullanımı:’Gezmek artık ona tabulaştırılmış.’