Doğum Kontrol Hapları Kısırlığa Neden Olur mu?

İstem dışı üremeyi kontrol altına almak günümüzde değişik yöntemlerle sağlanabilmektedir. Modern korunma yöntemleri çiftlerin cinselliğin tadını çıkarmalarını sağlarken, istek dışı hamilelik gibi durumlarında yaşanmasını engellemektedir.

Üreme her canlının doğasında yer alırken bazı yöntemlerle bunu askıya almak mümkün, tüm korunma yöntemlerinin esası yumurta ve spermin birleşmesini önlemek esasına dayanmaktadır.

Çağdaş korunma yöntemleri doğum kontrol hapları, sprial, prezervatif, implantlar ve aylık iğnelerdir. İçlerinden en fazla tercih edilen ise kadınların kullandığı doğum kontrol haplarıdır.

Daha öncesinde doğum kontrol hapı kullanmayan kadınların akıllarında soru işareti yaratan bazı endişeleri olduğunu biliyoruz. Halk arasında bir inanış haline gelen doğum kontrol haplarının daha sonrasında gebeliğe mani olduğu ile ilgili duyumlar hakkında bilgiler vererek endişelerinizi ortadan kaldırmak istiyoruz.

Öncelikle doğum kontrol hapları kadın yumurtalıklarının kendiliğinden ürettiği östrojen, progesteron hormonlarının da düşük dozda bulunduğu yapay ilaçlardır. Çoğunlukla aile planlanması metodu olarak doktorların da tavsiye ettiği ilaçlar olup kısırlığa neden olmaz.

Üremeyi önlemesinin yanı sıra adet ağrıları, günlerindeki sapma ve kanamayı düzenleyerek olumlu etkileri de gözlenmektedir.

Tabi ki her ilacın yan etkisi bulunduğu gibi doğum kontrol ilaçlarının kullanımında bazı istenmeyen etkiler görülebilmektedir. Bunlar; ilk aylar da görülen mide bulantısı, göğüs hassasiyeti, baş ağrısı ve ara kanama olarak gözlemlenebilmektedir.

Yan etkileri içinde halk arasında kısırlık olarak bilinen İnfertilite neden olmamaktadır. Korunmayı bıraktığınız süre boyunca doğurganlığınız kısa bir zaman sonrasında ilaçtan önceki haline dönmektedir. Uzmanların görüşleri ve yapılan araştırmalar sonucunda ilaç kullanan kadınların gece kalınabilirlik durumları ilaç kullanmadan önceki dönemleriyle benzerlik gösterdiğini tespit etmişlerdir…

İMTİNA NEDİR?

İmtina Nedir?

Kelime Kökeni:Arapça, Eskimiştir

Çekinmek, geri durma, esirgemek.

Eş anlamlısı Çekinme

Cümle İçinde Kullanımı:’ Zamanında sakındığı şeylerden imtina ile uzak durabilseydi başını bu denli belaya sokup, sıkıntıya düşmezdi. Mukadderat belki de ne dersin azizim‘.

Bibliyofil ve Bibliyoman Nedir?

Kitaplara merak duyan ve ilgi duyan kişilere Fransızca da verilen iki isim vardır. Bibliyofil ve Bibliyoman, anlamca benzerlik gösterseler de aralarında ki bariz farklar nedeniyle birbirlerinden ayrılmaktadırlar.

Bibliyofil; bizdeki anlamıyla kitapsever manasına gelmektedir. Kitaplara karşı sevgisi ve ilgisi olan, kendi zevklerine uyan kitapları okuyan kitapseverler okuyup bitirdikleri kitapları başkalarıyla da paylaşmaktadır. Kitaplarını paylaşmaktan çekinmezler, çevresindeki kişilerinde okumasını ister. İmkanları oldukları sürece kitap alarak okurlar, bütçelerini zorlamazlar.

Bibliyoman; kitaplara olan aşırı ilginin hastalık boyutuna gelmesini manasına gelmektedir. Jargon olarak tanımlanırsa ‘kitap manyağı’ da adlandırılabilir. Yunanca ‘biblion’ kitap ve ‘mania’ hastalık’ kelimelerinin birleşmesi sonucunda oluşmuştur. Kitaplara duydukları yoğun ilgi yüzünden odalar dolusu kitapları olmasına rağmen paylaşımcı değillerdir.

Yeni çıkan kitapları edinmek, hangi kitabın ne zaman ve kim tarafından çıkarıldığını bilerek kitap dünyasına hakimdirler. Kitap ile ilgili olan hiç bir etkinliği kaçırmaz, kitap kokusuna ve kapaklarına tutkundurlar. Takıntılı bir şekilde kitap alırlar, sürekli kütüphaneye giderek sürekli okurlar.

İki tabir de kitapla ilgili olmasına rağmen, bibliyoman anksiyete gibi takıntılı bir duruma dönüştüğünde psikolojik bir rahatsızlığa dönüşmektedir…

KİBİRLENMEK NEDİR?

Kibirlenmek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

Kendini üstün görmek, büyük görmek, Eş anlamlısı Büyüklenmek

Cümle içinde kullanımı:’ Öyle kibirliydi ki herkesi kendinden uzaklaştırıyordu’.