Mütekait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Kanunlara göre çalışma süresini doldurmuş, çalışma bedeli olmadan aylık bağlanmış kimse.
Eş anlamlısı Emekli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı adam, mütekait olduğu halde hâlâ çalışıyordu.’
Mütekait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Kanunlara göre çalışma süresini doldurmuş, çalışma bedeli olmadan aylık bağlanmış kimse.
Eş anlamlısı Emekli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı adam, mütekait olduğu halde hâlâ çalışıyordu.’
Zikir Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Allah’ın adını arka arkasına söyleyerek anmak.
Eş anlamlısı Anma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, her zaman zikir çekmeyi ihmal etmiyordu.’
TATYANA VE ALEXANDER (Bronz Atlı 2)

“Savaşçı, komutan Alexander. Suyun, ateşin ve gökyüzünün Alexander’ı. Sevgili Tanrım beni sana versin; tankların ve hendeklerin, dumanın ve kederin askerine, mutluluğumun ve özlemimin kaynağı Alexander’a. Her neredeysen seni arıyorum.”

II. Dünya savaşının karanlık zemininde gönülleri burkan bir aşk hikâyesi. Benliklerindeki sarsılmaz aşkın gücüyle savaşa ve ölüme kafa tutan Tatyana ve Alexander, her şeye rağmen pes etmeden sevgileri koruyabilecekler midir?
Kızıl orduda görev alan Alexander Belov’un taze gelini, karnında bebeğiyle bir anda dul kalan Tatyana. Matemin, ölü cesetlerin üstündeki buz kütlesini üstünde kötücül yarasıyla direnen Alexander.
İkisinin de hayallerinde Arizona’nın sıcak kumlarında, güneşte tenleri kavrulurken birbirlerine ait olmak vardır.
18 yaşında hamile aynı zamanda dul kaldığına inanan Tatyana, savaşın hüküm sürdüğü topraklardan kaçıp Amerika yeni bir hayat kurmaya çalışacaktır. Lakin aklıda kalbide Alexander’ın ölmüş olabileceği gerçeğini bir türlü kabul etmemektedir.
Kalpten bağlı olduğu adamın ona ihtiyacı olduğunu tüm iliklerine kadar hisseden Tatyana, bebeği dünyaya geldiğinde Alexander’a gerçekte ne olduğunu öğrenmek için gözünü sakınmayacaktır.
Amerikan casusu olarak suçlanan, Stalin’in ölüm kampına müebbet esir düşen Alexander; hayallerinde dahi Tatyana’yı görmeye, onu elinden alacaklar korkusu yüzünden cesaret edemez.
Her şeyi bir kenara atarak sevdiği adamı kurtarmak için ölümün hüküm sürdüğü topraklara geri dönen Tatyana, Alexander’ı sapasağlam bulabileceğinden bile emin değildir. Yine de destansı bir aşkın iz düşümü olan Tatyana ve Alexander, serinin ikinci kitabı olmakla birlikte savaşın en açık anlatıldığı kitap.
Savaşta ölmeyip esir düşenlere kamplarda uygulanan işkenceleri, açlığı, hastalığı ve sefaleti açık bir dille ifade eden yazar, aşktan öte yıkımı da sayfalarına yerleştirmiş.
Kapaktaki aşk hikayesi tanımına aldanıp kitabı romantik komedi zannetmeyin, Bronz Atlı serisi kalplerinize dokunduğu kadar, içinizi paramparça eden gerçekleriyle dünyanın gerçek yüzünü sizlere gösterecek….
İstirdat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Verilen bir yeri geri almak, Herhangi yeri birinden kurtarmak, Tekrar ele geçirmek.
Eş anlamlısı Kurtarma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Abisine verdiği arsayı dava sonucu istirdat etmişti.’
Cehalet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bilgi yoksunu, Cahillik, Cahiliyet
Acemilik, Tecrübesizlik
Eş anlamlısı Bilgisizlik
Cümle İçinde Kullanımı:’ Eğitim, cehalet bir toplum için en gerekli öngörüdür.’
Mazhariyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
İyi ve güzel bir duruma ulaşmak, Vasıl olmak.
Eş anlamlısı Ergi
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sonunda istediği üniversiteye mazhariyet etmişti.’
Muteriz Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Bir olgu sonucunda karşı duran kimse, Kabul etmeyen.
Eş anlamlısı İtirazcı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Suçlamaları muteriz eden sadece o adam vardı.’
Kerhen Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
İstikrah etmek, İkrah etmek, Tiksinmek.
İsteksiz, Rağbetsiz, Zorla, İstemeyerek.
Eş anlamlısı İğrenerek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onunla buluşmaya kerhen şekilde gitmiştim.’
Aşağılamak Nedir?
Kelime Kökeni: İsim.
Herhangi bir kimseye küçük düşürücü hareketlerde bulunmak.
Eş Anlamlısı: Hor görmek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Beni annemin yanında çok aşağıladığı için çok ağlamıştım’.
İstilzam Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir şeyin gerçekleşmesi gereken, İktiza, İcap etmek.
Eş anlamlısı Gerekme, Gerektirme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Doktorun verdiği ilaçları istilzam etmem gerekiyordu.’