Kelime Kökeni: Arapça
– Yıkık dökük yer, harap olmuş, viran
– Rubai vezinlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: Eski, ahreb olmuş evler restore edilerek geçmişin izleri korunmaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıkık dökük yer, harap olmuş, viran
– Rubai vezinlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: Eski, ahreb olmuş evler restore edilerek geçmişin izleri korunmaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yıldızların hareketlerinden ve konumlarından hüküm çıkaran kişi, müneccim
– Astrolog, yıldız gören bilimci
Cümle içinde kullanımı: “Gökler sırlarını ahter-bin yeteneklere sahip kimselere fısıldar, gökyüzü ve evren insanların dokunamadı ve en çok merak ettiği var oluşumdur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Akıl kullanılarak elde edilen bilgi
– Akıl yoluyla
Cümle içinde kullanımı: “İnsan gideceği varacağı yolu akliyat ile bulmalı dostum, hisler çoğu zaman hezeyana uğratır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağaç yetişmeyen tarla
– Temiz içilebilir su
Cümle içinde kullanımı: “Boston dikimine el veren akrihalara bolca su yolu kazmamız lazım.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– İffetli kadın, namuslu kadın,
– Melek, cennet kadınları
– Melek otu bitkisi
Cümle içinde kullanımı: “Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye adlı romanındaki Fransız öğretmen, anjelik tavırlarıyla tüm ev halkını kandırarak romanın olay kurgusunu hazırlamıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Eklembacaklılar sınıfından ağ ören böcek, örümcek
Cümle içinde kullanımı: “Dünyanın her yerinde yaşayan Ankebutlar, örümceğimsiler sınıfında yer alır, zararsız olanları ve zehirli olanları bulunmaktadır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ateş rengi, kızılımsı kırmızı
– Papatyagiller familyasından sarı renkli ayçiçeği
Cümle içinde kullanımı: “Yüzünü güneşe dönen âzer-gûn çiçekleri tarlaları şimdiden sarıya boyadı bile.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakın kişiler, mahremler
– Güzeller, gençler
Cümle içinde kullanımı: “Liseli avıjeganlar kopardıkları gürültüyle patırtılarıyla kulaklarımızı deliyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İffeti olmayan kadın, erkeklere düşkün kadın
– Delicesine aşık olan kişi
Cümle içinde kullanımı: “Dillere nam salan Mahpeyker hanım, İstanbul’un en bilindik aşüfteganıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlaklık, aydınlık, nurluluk
– İhtişamlı, görkemlilik
Cümle içinde kullanımı: “İngiliz asilzadeleri konaklarında nuraniyyet saçan avizeler bulundurmayı sever. “