Kelime Kökeni: Arapça
– Sıkıntı yaratan, sıkıntı veren, acı veren
Cümle içinde kullanımı: “Serseri takımı anca fâdıl, kalp kıran tiplerdir onlardan bir kadına hayır gelmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sıkıntı yaratan, sıkıntı veren, acı veren
Cümle içinde kullanımı: “Serseri takımı anca fâdıl, kalp kıran tiplerdir onlardan bir kadına hayır gelmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakıncalı durum, bela, felaket, sıkıntı, yıkım
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dertlerden, fâdıhalardan Allah hepimizi korusun, yolumuzu aydınlatsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel organ, tenasül organı, cinsiyeti belirleyen organ
Cümle içinde kullanımı: “İnsan anatomisinde ezlag cinsiyeti belirleyen unsurdur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların çatal tınakları, zılflar
Cümle içinde kullanımı: “Büyük baş hayvanlarda meydana gelen ezlâf çürükleri süt verimini düşürebilir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kadın, afitap
Cümle içinde kullanımı:” Zennup’um, benim bakmalara kıyamadığım ahu gözlü sevdiceğim…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Her yönden, her bakımdan, her şeyi hesaba katarak, tüm yönleriyle
Cümle içinde kullanımı: “Ez-her cihet ile bakıldığında yüreğimize çöreklenen çileler yükte hafif kalıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ay ile güneş, güneş ve ay
– Ezheran
Cümle içinde kullanımı: “Biz iki aşık, tıpkı gökyüzünde ayrı aşıklar ezhereyn gibiydik. Gecemizde gündüzümüzde ayrılığın esiriydi. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alaimisema, alkım
Cümle içinde kullanımı: Atalarımız ezfendak altından geçenlerin cinsiyet değiştireceğine inanırdı, hatta Müjde Ar’ın bu hususta oynadığı bir film bile var.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hristiyan papazı, rahip, keşiş, karabaş
Cümle içinde kullanımı: “Evliliğe tövbe ederek kendilerini İsa’ya adayan eybeller manastırda tüm ömürlerini geçirirler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eller
– Lütuflar, nimetler, nedenler, sebepler
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarım kilitli, suskunluğumun gafleti yanlış eyâdîler üstüne kurulu. “