Kelime Kökeni: Farsça
– Kabuğu çıkartılıp kavrulan nohut, kuru yemiş çeşidi
Cümle içinde kullanımı: “Denizli’nin çifte kavrulmuş sarı leblebisi oldukça meşhurdur. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kabuğu çıkartılıp kavrulan nohut, kuru yemiş çeşidi
Cümle içinde kullanımı: “Denizli’nin çifte kavrulmuş sarı leblebisi oldukça meşhurdur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarmaşıkgiller, örnek bitkisi sarmaşık olan iki çeneklilerden bitki familyası
Cümle içinde kullanımı: “Botanikle ilgilendiğim sıralarda en çok leblâbiyye türleri ilgimi çekmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tırmanıcı bir bitki, sarmaşık
Cümle içinde kullanımı: “Bahçe duvarını kaplayan yaşlı leblâb neredeyse yaş olarak benden büyüktür. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Güneşte kurutulmuş tuğla, kerpiç tuğla
Cümle içinde kullanımı: “Köşkün arkasına yapılacak müştemilat için lebin temin etmek gerek. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Akıllı, zeki, akil, anlayışlı
– Güzel sözlü, yumuşak konuşan, tatlı dilli, tatlı sözlü, gönül alıcı konuşan
Cümle içinde kullanımı: “İhsan efendi de beni en çok hoşnut bırakan şey lebîk konuşmaları ve ses tonu olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Akıllı, zeki, kavrayışlı, fatin, akil
Cümle içinde kullanımı: ” Babam sağduyulu lebîb adamdır ne yaptığını gayet iyi bilir. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dudağı açık
– Konuşan, söyleyen, konuşmacı, mütekellim
Cümle içinde kullanımı: “Ağzı olan herkes leb-güşâ eyler ancak sadece adam olanın lafı dinlenir. “
Kelime Kökeni: Arapça-lebeniyye
– Süt ürünleri, sütlü nesneler
Cümle içinde kullanımı: “Tatlı olarak en çok lebeniyyât satılıyor, çocuklar sütlü tatlı sever. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Süte özgü, sütlü, sütle alakalı, sütle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “İncirin hamından çıkan lebenî hem acıdır hemde adamı kaşındırır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bitkisel süt, vegan süt
Cümle içinde kullanımı: “Leben-i nebâtî içerisinde en çok tüketilen badem sütü olmuştur faydaları saymakla bitmez. “