Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Müterciminden, çevireni tarafından
Cümle içinde kullanımı: ” Gül ü Nevruz eseri li-mütercimihi ve el yazmaları sayesinde günümüze kadar ulaşmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Müterciminden, çevireni tarafından
Cümle içinde kullanımı: ” Gül ü Nevruz eseri li-mütercimihi ve el yazmaları sayesinde günümüze kadar ulaşmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Nesir türü eserleri kaleme alan tarafından
Cümle içinde kullanımı: “Li-münşihi’nin bizzat eliyle bize verdiği yazmalar kütüphanede saklanmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Müellif, müellifi, yazarı tarafından(kaleme alınmış)
Cümle içinde kullanımı: “Li-mü’ellifihi tercümesiyle mesnevinin günümüze bir kaç nüshası ulaşmış durumdadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Muharriri, Muharririnden, yazarı tarafından (kaleme alınmış)
Cümle içinde kullanımı: ” Bu sahifelerin satır altı tercümeleri de li-muharririhi sayesinde günümüze ulaşmıştır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Önle ilgili, önsel, aleni, açık
Cümle içinde kullanımı: ” Edeple sınan, limmî törelere uy ki halk seni benimsesin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uzun parça
– Misket limonu
– Kireç, sönmemiş kireç, kireçlemek
– Ihlamur ağacı
– Kalsiyum oksit
– Ökse, ökse sürmek
Cümle içinde kullanımı: “Lime lime olmuş kıyafetim, örselenmiş gururumla efkarımı da alıp kaybolacağım. “
Kelime Kökeni: İtalyanca
– Bir tür yük kayığı, eşlib
– Sarı maun, Afrika menşeli kereste türü
– Afrika’da yetişen ve odunu marangozlukta kullanılan ağaç
Cümle içinde kullanımı: ” Gördüğünüz antika masa limba türünden kaliteli bir maundan yapılmadır. “
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– İş gereği, iş icabı, maslahat için
Cümle içinde kullanımı: “ Li-maslahatin ufukta Mısır’a yolculuk görünmektedir. “
Kelime Kökeni: Yunanca
– Gemi barınağı
– Gemilerin doldurma ve boşaltma işlerinin yapıldığı özel yer veya koy
– Kıyıda doğal olarak veya dalgakıranlarla, mendireklerle fırtınalardan korunmuş bölge, yer
Cümle içinde kullanımı: ” Gemilerin nazlı birer gelin gibi yanaştığı limanlarda kim bilir kaç gözü yaşlı kadın sevdiğini bekler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah için, Allah adına, Allah aşkına, Allah’a özgü, lillahi
Cümle içinde kullanımı: ” Lillâh meded, lillâh dua, sen gönlümü viran eyleme!”