Kelime Kökeni: Farsça
– Laklak eden, lafazan, çene çalan
Cümle içinde kullanımı: “Gel otur şöyle bir soluklan, derâyende edip çay içelim azizim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Laklak eden, lafazan, çene çalan
Cümle içinde kullanımı: “Gel otur şöyle bir soluklan, derâyende edip çay içelim azizim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gazete yazma
– Arasına sokma, sıkıştırma
– Bir araya getirme, biriktirip toplama
Cümle içinde kullanımı: “Yazdığı şiirleri ve makaleleri derc ederek bir dergide yayınlanmaya çalışıyor. “
Deyim
İfrit: Doğu edebiyatındaki masal ve efsanelerde adı geçen kötü cin
– Çıldırırcasına öfkelenmek, çok kızmak, kendini kaybedecek ölçüde sinirlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Adamın serkeş tavırlarına resmen ifrit oluyorum!”
Kelime Kökeni: Arapça-uzr, Farsça-hâh
– Affını dileyen kimse, özür dileyen, bağışlanmasını isteyen kişi
Cümle içinde kullanımı:” Onca kabahatin ardından özür-hâh mektubu yazarak affolmayı bekliyor.
Kelime Kökeni: Farsça-niyâz+âyîn, Arapça-î
– Mevlevi dergahlarında niyaz icrası sırasında bestelenmiş şiir okuma, müzik eserleri
Cümle içinde kullanımı: “Sema töreni esnasında mukabelenin biraz daha devam etmesi için Niyâz Âyini eşliğinde Niyâz Mukâbelesi yapılmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadınlık, kadın olmak için gerek olan nitelik ve erdemi taşıma
– Feminite
Cümle içinde kullanımı: “Nisvaniyyeti ile duruşuyla tam bir İstanbul hanımefendisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nadir bulunma, az rastlanan, seyrek görülen
Cümle içinde kullanımı: “Siyah orkideler nedret türde çiçeklerdir. “
Müzik Terimi
– Kromatik dizideki yarım ses aralıklı oniki notanın bestecisi tarafından özgür şekilde sıralanışıyla ortaya çıkan diziyle ortaya çıkan müzik
Cümle içinde kullanımı: “Avusturyalı besteci Arnold Schoenberg, Oniki Nota Müziğini bir tonal üzerine hazırlamıştır.
Kelime Kökeni: Almanca
– Özel toplantılar için az enstrümanla bestelenmiş müzik, oda müziği
Cümle içinde kullanımı: “Andrej Bielow’un albümleri Kammermusik tarzının en nitel örneklerinden biridir.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Müziği doğuştan, içinden geldiği gibi yorumlama ve söyleme
– Doğaçlama
Cümle içinde kullanımı: “Bu küçük kızın improvisation tarzda söylediği tüm şarkılar, eğitimli bir sesten daha fazla yüreğe dokunuyor.”