Hamiyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Ülkesini, ailesini ve yakınlarını hakaretten, tecavüzden, kötülükten koruma ve gözetleme gayreti

Cümle içinde kullanımı: “Bir insan hamiyyetten yoksun ise bir pula dünyayı bile satar. “

Halisiyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Doğruluk, halislik, dürüstlük

Cümle içinde kullanımı: “İnsan nankör olmaya görsün o zaman ne halisiyyet bilir ne adalet!”

Hâldaş Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hâl+Türkçe-daş

– Kötü gün dostu, kötü gün arkadaşı, hem-hal

Cümle içinde kullanımı: “Sırma benim hem kardeşim hem can’ım, hem de hâldaş’ımdır. “

Hakkullah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Allah’a ait hak

– Bektaşî ve müritlerine gezi sırasında diğer tarikat arkadaşları veya dostları tarafından yapılan yardıma verilen isim

Cümle içinde kullanımı: “Hacı Bektaş-ı Veli’nin izinden giden Bektaşî’lere yardım elini uzan hakk-ullah, elbet gönlüde yüreği de güzeldir. “

Hafriyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Kazı, kazılar, kazma işi, hafriyat

Cümle içine kullanımı: “Arkeoloji bilimi esasen hafriyyâta bağlıdır. “

Hafıdane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hafîd+Farsça-âne

– Torun gibi, toruna benzer

Cümle içinde kullanımı: “Evlatlık aldığım bu yetimi hafîdâne gibi büyütecek, mirasımdan pay almasını sağlayacağım.”

Hacılar Yolu Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– İçinde güneş sisteminin bulunduğu gök ada, gökyüzünde boydan boya görülen yıldız kümesi, kehkeşan, samanuğrusu, gökyolu, hacıyolu,

Cümle içinde kullanımı: “Hacılar yolunu 200 ile 400 milyar yıldızdan oluştuğunu biliyor muydun?”

Hacetgah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hâcet+Farsça-gâh

– İbadet yeri, hacet yapılan yer, ibadethane

Cümle içinde kullanımı: “Hâcet-gâh olarak kullanılan yerlere ağzında kötü söz, ruhunda kirle girilmez efendim. “

Hâcegânlık Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Hâcegan rütbesine sahip olma, mazhar olma

Cümle içinde kullanımı: “Babıali kaleminde çalışan efendilere Hâcegânlık mertebesi verilir. “

Hacılar Kuşağı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yağmurun ardından ortaya çıkan 7 renkli kemer

– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alkım, meryemanakuşağı, alaimisema, eleğimsağma, ebekuşağı

Cümle içinde kullanımı: “Sağanak yaz yağmurunun ardından hemen hacılar kuşağı ortaya çıkar. “