Kelime Kökeni: Arapça
– Öyle değil
Cümle içinde kullanımı: “Hayır canım yanlış anlıyorsun lâ-nüsellim, inan bana sadece. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Öyle değil
Cümle içinde kullanımı: “Hayır canım yanlış anlıyorsun lâ-nüsellim, inan bana sadece. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şarap ülkesi, şarap diyarı
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada langer olarak anılan ülke İtalya’dır, yılda 8 milyon tondan fazla şarap üretir. “
Kelime Kökeni: Arapça-Türkçe
– Allah’ın gazabını bir başkası için dilemek, beddua etmek, kargımak, ilenmek
– Tanrının merhametinden yoksun bırakmak
Cümle içinde kullanımı: “Lanetlemek, lanet okumak, beddua etmek kişinin kendi zararınadır kalbini nefretle doldurur.”
Kelime Kökeni: Arapça-Türkçe
– Lanetlenmek, lanetlenme durumu, lanetlenmiş, lanete uğramış
Cümle içinde kullanımı:” Hayatımın bu kadar berbat gitmesinin, elimi attığım her işin kurumasının tek bir açıklaması var kesinlikle lanetlenmiş olmalıyım. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah’ın laneti
– Allah yargılamasından mahrum bıraksın
– Allah lanet eylesin anlamında edilen beddua
Cümle içinde kullanımı: “Sen nasıl bana kıyıp canımı yaktıysan aynı sana da gelsin, lâ’net-ullah!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’ın korumasından, afv ve merhametinden uzak olmaya ilişkin edilen beddua, ilenç, kargı, kargıma
– Kötü, berbat, ters, nefret, tiksinti
– Tanrının sevgisinden yoksun olma duası
– Allah’ın merhametinden mahrumiyyet, yoksun kalma
Cümle içinde kullanımı: “Hiçbir mahlukata la’net okuyup Yaradanın sevgisinden, merhametinden mahrum bırakmam.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yuva tutan, vatan edinen, mesken bulan
Cümle içinde kullanımı: “İnsan karnının doyduğu yer lâne-gîr topraklardır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Yuva, aşiyan, ev, mesken,
– Kuş yuvası, kaşanei mürgan, künam
Cümle içinde kullanımı: “Bülbülün, serçenin, kırlangıcın lânesi bozulmaz evladım günahtır. ”
Kelime Kökeni: Fransızca-landeau
-İki tarafında da açılır kapanır körükleri olan ve her iki tarafında da ikişer oturma yeri olan büyük araba
– Çift körüklü binek arabası, london, landon
Cümle içinde kullanımı: “Lando tarzı arabalarla seyahat etmeyi rahatsız bulduğum doğrudur nitekim kış aylarında. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eşsiz, benzersiz, örneksiz, nazirsiz, eşi benzeri görülmemiş, nadide
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-nazîr bir kadın olduğunuz her halinizden belli hanımefendi. “