Lan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Vefasızlık, hakikatsizlik, vefasız olma durumu

Kelime Kökeni: Arapça 

– Küfür, lanetleme, lanet etme, beddua, kargıma, ulan

Cümle içinde kullanımı: “Lan oğlum hayatın yalan dolan.”

Lâ-müdrik Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Anlayışsız, anlamayan, idraksiz, idrak edemeyen, ahmak, ferasetsiz, gabi, anlayışı kıt, kalın kafalı

Cümle içinde kullanımı: “Sen lâ-müdrik misin nesin, konuşuyorum konuşuyorum bir kulağından girip diğerinden çıkıyor. “

Lâ-müsellim Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Hiç teslim etmem, hayır!

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-müsellim, ısrar ederek kararımdan cayma mı sağlayamazsın!”

Lâmiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Lâmi kelimesinin müennes (dişil) biçimi

– İzafet-i lamiyye

– Lâm kafiyesi ile düzenlenmiş kaside türü

Cümle içinde kullanımı: “

Lamişger Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Karaağaçgillerin örnek bitkisi, Karaağaç, narven, ulmus

Cümle içinde kullanımı: “Lâmişger kerestesi kıymetli bir ağaç türüdür. “

Lâmise Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâmis müennes biçimi

– Dokunma duygusu, dokunum, dokunma hissi, el ile hissetme

– Duyarga, anten, duyu alma organı

Cümle içinde kullanımı: “Böceklerde yer alan lâmise özel görevleri olan organlardır. “

Lâmis Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Dokunmakla olan duyma duygusu, dokunan, temas eden, el ile tutup yoklayan

– Elle dokunan, eliyle temas eden

Cümle içinde kullanımı: Doktor beyin lâmis muayenesi sonucunda apandisin patladığı anlaşıldı. “

Lâmih Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Hz. Nuh’un erkek kardeşinin adı

– Parlayan, parlak, parıldayan

– Erkek adı

Cümle içinde kullanımı:” Lamih gözünü iyice açıp bana baktığında çocuksu hayallerindeki yıkımı gördüm. “

Lâmî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Osmanlıca alfabesindeki Lam harfi şeklinde olan

– Lam harfiyle yapılan izafet terkibi, Lam ile yapılan isim tamlaması

– İzafet-i lamiyye

Cümle içinde kullanımı: “Arap dilinde lâmî ile yapılan kelimeler iki kelimelik terkipler oluşturur. “

Lamia Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-leme’ân 

– Parlayan, parıldayan, ışıldayan

– Çocukların başında ve başının tepesinde bulunan bıngıldak, yeni doğmuş bebeğin kafasının üst yumuşak bölümü

– Kadın ismi

Cümle içinde kullanımı: “ReşaT Nuri Güntekin’in unutulmaz eseri Dudaktan Kalbe’nin Lâmia’sını okurken göz yaşlarıma hakim olamazdım. “