– İyi düşünebilir durumda olmamak.
– Bayılmak.
– Kendinden geçmek.
– Kafasını fazla yormasından iyi düşünüyor olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aklı başında olmayan insanlarla daha fazla muhatap olmak istemiyorum.”
– İyi düşünebilir durumda olmamak.
– Bayılmak.
– Kendinden geçmek.
– Kafasını fazla yormasından iyi düşünüyor olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aklı başında olmayan insanlarla daha fazla muhatap olmak istemiyorum.”
– Bayılmak.
– Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak, eli ayağı birbirine dolaşmak.
– Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi düşünememek, anlamlandıramamak.,
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar yoğundu ki bugünkü işi aklı başından gitmişti resmen.”
– Aklına gelen her hangi bir şeyi düşünmeden yapan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne avanak bir adam bu ya aklı başından bir karış yukarıda.”
Kelime Kökeni: Zamir
– Büyüklenmek
– Kibirlenme
– Kendini beğenme
– Kendini büyük görme
– Kendini üstün görmek
Cümle içinde kullanımı: “Benven ve hilekar insanlar sözleriyle değilse de bakışlarındaki hainlikle kendilerini belli ederler.”
– Davranışları her zaman akıllıca olan kimse.
– Doğru, dürüst.
– Kusursuz, akıllı başlı.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu grupta o kadar insan var ama aklı başında olan tek bir kişi vardı ama onunla da kavga ettiniz.”
– Akıllıca işler yapacak bir duruma sahip olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bu aklı başına yar olmayan oğlanın ne zaman bir işe sopa olacak Allah aşkına.”
Kelime Kökeni: Arapça-ibn çoğul biçimi
– Oğullar
– Veletler
– Erkek çocukları
– Evlatlar
– Çocuklar
Cümle içinde kullanımı: “Sülalemizdeki tüm gelmiş geçmiş benûnlar atletik yapılı iri adamlar oldular.”
– Yaptığı davranışların hatalı olduğunun farkına vararak doğru yola dönmek. Kendine gelmek, ayılmak.
– Baygınken ayılmak; kendine gelmek.
– Yanlış, hatalı davranışlarının zararını sezerek doğru olanın ne olduğunu anlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen aklı başına gelmiş kocaman bir bireysin böyle ufak tefek hataları yapmaman gerek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüzük parmağı
– Adsız parmak
– Serçe ve orta parmak arasında kalan parmak
Cümle içinde kullanımı: “Elim bir kaza sonrasında sol bensarını kaybetmiş ne yazık ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-binâ
– Yapıcı ustası
– Usta
– Dülger
– Mimar
– İmar eden
– Yapıları meydana getiren
Cümle içinde kullanımı: “Konağın inşası için en iyi bennâ İstanbul’dan özel olarak getirilecek.”