– Bir işin en ince ayrıntısına harcanan para aslı için ödenenden daha fazla olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Astarı yüzünden pahalı olan bu işten elini ayağını çekme vaktin geldi bence artık.”
– Bir işin en ince ayrıntısına harcanan para aslı için ödenenden daha fazla olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Astarı yüzünden pahalı olan bu işten elini ayağını çekme vaktin geldi bence artık.”
– Dediğine göre çok yakında sonucu iyiye gidecek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu söylediklerinin aslı astarı varsa yarın bayram var hazır ol.”
– Doğru ve gerçek olmayıp; uydurma, yalan, asılsız olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu konun aslı astarı olmadığını herkes farkında biliyorsun dimi.”
– Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan, korkusuz.
– Çatal yürekli.
– Yılmaz, yiğit, kahraman.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslan yürekli oğlum sen beni ve kendini ilerde çok iyi yerlere getireceksin buna inancım tam.”
– Rakı.
Cümle içinde kullanımı: “Masamızdan eksik olmasın aslan sütümüz günümüz şen şakrak olsun.”
– Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
– Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslan payını elde etmiştim kimseye yedirtmezdim bunu kimseye.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yaramaz
– Şımarık çocuk
– Piç
– Ahlaksız doğmuş çocuk
– Besmele çekmeyen kimse
– Veledizina
Cümle içinde kullanımı: “Besmelesiz hayaller kurduğumuzdan mıdır nedir yüzümüzü güldüren şeyler yapamadık.”
Kelime Kökeni: Arapça-besmele+Farsça-nâme
– Tasavvufi edebiyatta mutasavvıf şairlerin besmele tefsirlerini konu alan eserlere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Besmele-nâme tarzındaki eserlerin tercümesi biraz daha hassasiyet içeriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-besmele+Farsça-keş
– Besmele çeken
– Besmeleyi güzel okuyan kişi
Cümle içinde kullanımı: “Besmele-keş biri olsaydı başına bunca bela dert gelir miydi acaba?”
Kelime Kökeni: Arapça-besmele+Farsça-hân
– Besmele’yi güzel okuyan kimse
– Besmele çeken
Cümle içinde kullanımı: “Besmele-hân adamdan zarar gelir mi hiç ağzı tövbeli doğmuştur o.”