Kelime Kökeni: Ad
– Tereke
– Ölen bir kişinin arkasında bıraktığı şey
– Miras
– Terike
– Kalıt
Cümle içinde kullanımı: “Aile büyüklerinden kalan bırakıtlarla ömür boyu geçinebileceğini sandı galiba.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tereke
– Ölen bir kişinin arkasında bıraktığı şey
– Miras
– Terike
– Kalıt
Cümle içinde kullanımı: “Aile büyüklerinden kalan bırakıtlarla ömür boyu geçinebileceğini sandı galiba.”
– Birini ayaklarının altına alarak dövmek.
– Bir yerde yapılacak bir işi, çar çabucak bitirmek üzere oturup ele almak.
– Büyük bir iştahla yemeğin başına oturmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm biriken işlerin başına çöküp halletmek gerekiyor yoksa iş bitmeyecek.”
Kelime Kökeni: Özel
– Brahman mezhebine mensup kimse
– Mecusilerin dini reisi
– Hintlilerin din adamları
Cümle içinde kullanımı: “Hindistan’da bildiğiniz üzere kast sistemi mevcuttur, kast sisteminin en yüksek mertebesini Bırahman oluşturur.”
Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.
– Birini felâkete sürüklemek adına ona çaktırmadan plan hazırlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun başına ördüğün çorap bir gün ayaklarına dolanmasın senin.”
– Çocuk şımarıklığı sebebiyle her istediğini yapmak, yaptırmak.
– Kendine göre güçsüz olanları ezmek, kötü davranışlarda bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine başıma çıkmıştı ne derse o olmaya başlamıştı her şey.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hafif surette oynayıp durmak
– Titremek
– Şişmanlıktan kaynaklı etlerin oynaması
– Yumuşaklık nedeniyle et veya sıvının dalgalanıp sallanması
Cümle içinde kullanımı: “O her yürüdüğünde kollarındaki ve boynundaki yağlı katmanlarda bıngıldıyor sanki.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeni doğmuş çocuğun başının yumuşak üst kısmı
– Kemiklerin birleşme yerinde bulunan kıkırdak bölümü
– Sözünden sürekli cayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bebeğin ilk doğduğu zamanlarda bıngıldak kısmını korumalı darbe almasını engellemelisiniz.”
– Bir şeyi sert, öfkeli ve kızgın bir davranış içinde vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Al başına çal şimdi bunu doya doya kullan.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yerden çıkan su
– Çeşme
– Pınar
– Kaynak
– Su başı
– Memba
Cümle içinde kullanımı: “Bınar başında oturur buz gibi sudan çıkardığımız bostanı ağzımız sulana sulana yerdik.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Geçen yılki
– Geçen seneki
Cümle içinde kullanımı: “Bıldırki ekinleri vurulan dolu ocağımıza incir ağacını ekiverdi.”