Kelime Kökeni: Sıfat
– Boğulmuş
– Boğulmakta olan bir kimsenin boğazından çıkan ses
– Kısılmış ses
Cümle içinde kullanımı: “Boğuk çıkan sesinde kederli hayatının çıkmazları belli oluyordu. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Boğulmuş
– Boğulmakta olan bir kimsenin boğazından çıkan ses
– Kısılmış ses
Cümle içinde kullanımı: “Boğuk çıkan sesinde kederli hayatının çıkmazları belli oluyordu. “
– Yankı uyandıracak, önemli görülen bir konu, hiçte düşünüldüğü kadar büyük sonuçlar vermedi.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen o kadar yükselt beklentiyi karşımıza gelen dağ fare doğursun.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kolye
– Gerdanlık
– Boğum yeri
– Mafsal
-Eklem
Cümle içinde kullanımı: “Kemiklerinin boğmağ yerlerindeki sızı o denli ağrıyordu ki hareket ettirmek bile işkenceydi.”
– Bir canlının nefesini keserek ölmesini sağlamak
– Bir şeyi çepçevre sararak sıkmak
– Engellemek
– Bastırmak
– Sarmak
– Kaplamak
– Soluk almasını engellemek
Cümle içinde kullanımı: “Keşke seni sevmemi sağlayan şu hisleri kalbimde bir yerlerde boğmak suretiyle yok edebilseydim.”
– Dağın tabanının başladığı yer, yamacın el alt kısmı.
Cümle içinde kullanımı: ” Dağın eteğinde toplaşmayı kararlaştırmıştık.”
– Bir olayda hakkı, emeği olmayan ya da bir yere diğerlerinden sonra dahil olan birisi, ileriden beri o işle uğraşmakta olan ve eskiden beri orada bulunan kişinin işini, yerini yerini almaya çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen kimsin ya dağdan gelip bağdakini kovmaya çalışıyorsun?”
Kelime Kökeni: Ad
– Boğazı tıkar biçimde şiddetli öksürük
– Nöbet nöbet öksürüklere neden olan bir hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Boğmaca olduğunu saklamaya çalışsa da öksürüklerini duyan biri ciğerleri dışarı çıkacak sanır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Boğmak eylemi
– Meyvelerden yapılan rakı
– Bir canlının soluk almasını engelleyerek öldürmek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle boynundan tutup boğmaya devam edersen onu öldüreceksin bırak hemen!”
– Yol yordam bilmeyen kimse.
– Görgüsüz.
– Kaba saba olan kişi.
– Dağda büyümüş.
– Dağ ayısı.
Cümle içinde kullanımı: ” Dağda büyümüş çocuğu eğitmek baya zor olacak gibiydi.”
– El âlemin yaptığı kötü işlere bir bağlantımız olmamasına rağmen bize de bir etkisi oluyor.
– Bilgisinin veya ilgisinin olmadığı halde başkasının yaptığı kötülüklerden sen sorumlu görülüp, zarar görme.
Cümle içinde kullanımı: ” Bize vurur zaten her şey dağda ayı dolaşır, boku bize bulaşır.”