– Kurumuş dalları kesmek
– Budakları kesmek
– Dalları kısaltmak
Cümle içinde kullanımı: “Tıpkı kurumuş bir ağacı budamak gibiydi eskiyen hatıralarımızı koparıp atmak.”
– Kurumuş dalları kesmek
– Budakları kesmek
– Dalları kısaltmak
Cümle içinde kullanımı: “Tıpkı kurumuş bir ağacı budamak gibiydi eskiyen hatıralarımızı koparıp atmak.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ahmakça
– Ahmağa benzer
– Budala gibi
– Akılsızca
Cümle içinde kullanımı: “Budalaca arkandan gelirken düşündüğüm ve hayal ettiğim tek şey huzurunda yıkanmaktı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bön
– Ebleh
– Abdâl
– Akılsız
– Zekası geride olan kimse
– Sersem
– Alık
Cümle içinde kullanımı: “Ansızın kokun bulaştığında burnuma gözlerinin önündekini göremeyen bir budalaya dönüşür her seferinde üstüne düşerdim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Budağı olmayan
– Budak izi olmayan kereste
– Budak izi bulunmayan tahta
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle budaksız tahta parçası yontmaya çalışarak işe başla bakalım maharetin var mı?”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Budakları bulunan
– Budağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Budaklı ağacı kesmeye gerek yok bırak büyüyebildiği kadar büyüsün.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çoluk çocuk
– Çocuklarla birlikte tüm aile
Cümle içinde kullanımı: “Budaklar da gelsin hep birlikte oturalım akşam yemeğine.”
– Pürüzlenmek
– Zorlaşmak
– Budak oluşmak
– Çatallaşıp zorlaşmak
– Dallanmak
– Budak sürmek
Cümle içinde kullanımı: “Bu konu budaklanıp etraftan iyice duyulmadan halledip üstünü kapatmamız lazım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Uzantı
– Dal
– Kol
– İnce ve küçük ağaç dalı
– Tahtada oluşan göz
– Uzamış bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Dalını budağını kırdığın ağaca yaslanabilir ondan güç alabilirim mi sandın?”
Deyim
– Varlık ve yokluk
Cümle içinde kullanımı: “Bûd u nabûd bil ki ellerin doluyken paylaşmasını boşken saklamasını bil.”