– Zengin ve iyi yaşamış bir kimseyken sonradan yoksul, fakir hale düşmüş soylu kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Devlet düşkünleri gün gelecek parasızlığın en büyüğünü yaşayacak.”
– Zengin ve iyi yaşamış bir kimseyken sonradan yoksul, fakir hale düşmüş soylu kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Devlet düşkünleri gün gelecek parasızlığın en büyüğünü yaşayacak.”
– Herkesin gözünün önünde büyük bir hırsızlık yapmak, yasal olmayan büyük yarar sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bu yaptığın deveyi havutuyla yutmaktan farksız.”
– Güçlükleri ortadan yok edip, kaldırıp işi yoluna sokmak, koymak.
– Keçeyi sudan çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş yavaş deveyi düze çıkarmaya başlamıştık şükür.”
– Bir kimseye yapamayacağı belli olan bir işi yaptırmaya çalışmak, uğraşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir deveye hendek atlatmak ne kadar zor bir iş bugün senin sayende öğrenmiş olduk.”
– İşin orasına yanlış diyorsunuz da, söylüyorsunuz da doğru bir yeri var mı ki?
Cümle içinde kullanımı: ” Deveye boynun eğri demişler; nerem doğru ki demiş resmen şuan ki durumu anlatıyor bu söz.”
– Birisinin parasını, malını mülkünü, eşyasını kendine mal etmek, kendisinin saymak, çalmak, ortadan kaybetmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen o biriktiğin parayı bana ver de ben onu deve yapayım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yoldaş
– Arkadaş
– Sırdaş
– Yaren
– Refik
Cümle içinde kullanımı: “Bundaş biri olsun yanımda konuşacak başka bir şey aramam.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Buraya
– Burada
– Bu yerde
Cümle içinde kullanımı: “Bunda ne var da büyüttünüz bu kadar kız istediğini sevmekte gönlüne almakta özgürdür.”
– Birine, sızlanarak, yakınarak, tazallüm ederek derdini anlatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dert yana yana içimi şişirdin vallahi çok sıkıldım.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Böyle
– Bu tarzda
– Bu halde
– Bu kadar
– Bu miktarda
– Bu denli
Cümle içinde kullanımı: “Buncılayın gam bizi yıkmaz be oğlum biz ne kara günler atlattık bilsen.”