Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku şişesi
– Kokuluk
– Aromalık
– Esans şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Annemin eski çeyizlik sandığından bûy-dân buldum çok zarif bir eşya.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku şişesi
– Kokuluk
– Aromalık
– Esans şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Annemin eski çeyizlik sandığından bûy-dân buldum çok zarif bir eşya.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hoş kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çileğin mis bûyâsı nasıl da saçlarına işlemiş öyle!”
– İşleri her daim istediği şekilde sonuçlanıyor, gelişiyor; her zaman işi yolunda ve keyifli.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende hep dört üstü murat üstüsün he, neyi sorsak altından başaralı çıkmış oluyorsun.”
– Büyük bir özlem duygusuyla, büyük bir istekle, sabırsızlıkla, heyecanla beklemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senden gelecek olan hediyeyi dört gözle bekliyorum.”
– Çok dikkatli bir biçimde bakmak, incelemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Etrafına dört gözle bak ne görüyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Rayiha
– Koku
– Esans
– Aroma
Cümle içinde kullanımı: “Karanfilden yayılan keskin bûy etrafa yayılırken nakış gibi işleyen gözlerinin tesirindeydim.”
– Bazı durumlardan özellikle de parasızlıktan çok yakınmak, dert yanmak, üzülmek, ağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dört gözle ağlaya ağlaya sokaklarda milletten para dileniyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ba’l
– Evlilik
– Karı koca olma durumu
– Evlenmiş kadın ve erkek
– Zevciyet
– Eşlik
Cümle içinde kullanımı: “Onlar bu’ûlet o yüzden gizli saklı olmaması çok doğal neyi yadırgıyorsunuz?”
– Bir işe iyice benimseyerek ve eksiksiz yapma kararı verip ele almak.
– Desteklenmesinden ya da yardımından yararlanmak için bir kimse ile sıkı bir bağ sağlamak, kurmak.
– Yapacağı işe büyük bir önem vererek, özen göstererek ilgilenmek, girişmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu iş bizim için çok önemliydi, hepiniz dört ele sarılma vakti.”
– Evde, kapalı bir yerde, ortamda.
Cümle içinde kullanımı: ” Dört duvar arasına sıkışmıştım nasıl kurtulacağım bilmiyorum valla.”