– Bir şeyi yapmayı düş olarak tasarlamak, kurmak.
– Hayal etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Düş kurmayı bırak, gerçek hayata odaklan biraz.”
– Bir şeyi yapmayı düş olarak tasarlamak, kurmak.
– Hayal etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Düş kurmayı bırak, gerçek hayata odaklan biraz.”
– Çok büyük, imkansız görünen ya da umulmadık bir başarı sahip olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine bir şekilde zarları düşeş atmayı becermiştin.”
– Kimi zaman iyi, kimi zaman kötü durumda, zorluklara karşı gelip başarmaya çaçlışmak.
Cümle içinde kullanımı:” Düşe kalka geçtik o yollardan.”
– Bir şeyi olduğundan daha küçük, değersiz, daha önemsi olarak saymak, görmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu şekilde dürbüne tersten bakmaya devam edersen, çok fazla arkadaş kaybın olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bina
– Yapı
– Duvar
– İnşaat
– Mimarlık eseri
– Bünye
Cümle içinde kullanımı: “Bünyân ancak usta ellerden çıkan dünya eseridir, bu kabiliyete sahip olanlar Allah’ın lütufkar kullarıdır.”
– İyimser, her daim iyi olanı düşünen kimse.
– Yıkıcı, üzücü durumlara karşı bile hep iyi bir yan arayan, o kadar kötü içinde iyiyi gören kişi.
– Tozpembe görmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünyayı toz pembe görmeyi bırakıp acı gerçekleri ile yüzleşme vaktin geldi.”
– Hiçbir şeyi umursamayan, ilgilenmeyen, sorumluluk duygusuna sahip olmayan, taşımayan, tasası derdi olmayan kaygısız kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünya yıkılsa umurunda değildi ve inat ben sana dert anlatmaya çalışıyordum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yapıcı
– Bina ustası
– Meydana getiren
– Yapan
– Oluşturan
Cümle içinde kullanımı: “Bünyâd-ger olarak çalışan tüm görevliler yaptıkları eserlere çocuklarıymış gözüyle bakarlar.”
– Dünyada neler, ne gibi güçlükler, sorunlar olduğunu, ne gibi dalavereler, hileler hurdalar çevrildiğini, insanın başına neler gelebileceğini öğrenmek.
– Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak.
– Hanya’yı, Konya’yı anlamak.
– Dünyanın kaç köşe olduğunu öğrenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünyayı anlamak için hala vaktimiz vardı.”
– Ölmeyecek gibi uzun bir yaşam sürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende dünyaya kazığı kakmıştın seni bu hayattan alacak adam yok.”