Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Soğukluk
– İticilik
– İlgisizlik
– Soğuk olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Bürûdet makamında bir insanın sözlerinde samimiyet ve içtenlik mi arayacaksın?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Soğukluk
– İticilik
– İlgisizlik
– Soğuk olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Bürûdet makamında bir insanın sözlerinde samimiyet ve içtenlik mi arayacaksın?”
– Bir işe yararı olmayan parlak, abartılı söylemlerde bulunmak, sözler söylemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya bırak edebiyat yapmayı doğru düzgün konuşalım gel otur yanıma.”
Kelime Kökeni: Arapça-bürd çoğul biçimi
– Yün giysiler
– Yün kumaşlar
– Soğuk
– Berd
– İşten bıkma
Cümle içinde kullanımı: “Bürûd içerisindeki adamın makam sahibi bir paşa olduğunu nerden bilirdik ki.”
– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Şurası burası eğri, bükük olan şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri büğrü bir şeydi ama ne yapalım günü kurtarmak için yeterde artar.”
– Terbiyesiz tavırlar davranışlar yaparken terbiyeli duruma geçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Edebini takınmışsın bakıyorum da, kim getirdi seni bu hale?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Vahşi hayvan pençesi
– İnsan eli
– Yırtıcı hayvanların ön ayakları
Cümle içinde kullanımı: “Aslanın bürsünün de can veren zavallıcık ne zamandır kayıptı aranıyordu.”
– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Eğri büğrü.
Cümle içinde kullanımı: ” Eciş bücüş olmuş o güzelim kutu nasıl becerdiniz onu ya?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bilenmiş
– Keskin
– Kesici
– İyi kesen
Cümle içinde kullanımı: “Bürrân bir kılıç misali bizi kesecek olan günahlar elbet karşımıza çıkacaktır.”
– Tehlikeden, korkudan çok büyük bir sıkıntı ve bunalım içinde bulunmak, kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ecel teri dökmüştüm bir anda yanımda o şekilde çıkınca.”
– Yaşamını doğal bir şekilde sona ermek.
– Eceli gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eceliyle ölmüştü şükürler olsun, acı çekmedi Allaha şükür.”