– Her zaman yanında bulundurmak, taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yanından eksik etmediği cep saatini kaybedince çok üzülmüştü.”
– Her zaman yanında bulundurmak, taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yanından eksik etmediği cep saatini kaybedince çok üzülmüştü.”
– Kadın.
– Her zaman güçsüz görülen, sayılan kadın.
– Bazı bölgelerde kadın.
Cümle içinde kullanımı: ” Benim senin gibi eksik eteklerle işim yok.”
– Bebek vaktinden önce doğmuş olmak.
– Organları iyice gelişmeden hayata gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Doğum erken olmasıyla eksik doğmuştu.”
– Kendini büyük göstermek
– Büyüklük taslamak
– Kibirlenmek
– Böbürlenmek
– Kendini üstün göstermek
Cümle içinde kullanımı: “Büyüklenme ve kibre kapılma, unutma ki senden büyük kudretli bir Yaratan var.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cengaver
– Yiğit savaşçı
– Silahşor
– Kahramanlık gösteren
– Cenkçi
Cümle içinde kullanımı: “Büyük erlerimizden birini bu elim kazada kaybetmiş olmaktan büyük üzüntü duymaktayız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Panayır
– Sergi niteliğini taşıyan büyük pazar
Cümle içinde kullanımı: “Büyük Bâzâr kurulunca çocuklara kıyafet ve ayakkabı almak lazım gelir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gusül
– Boy abdesti
– Taharet-i Kübra
– Hacet
Cümle içinde kullanımı: “Büyük abdestimi aldıktan sonra akşam yemeğine katılmak için elbet gelirim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Değeri yüksek
– Hacmi çok yer tutan
– Boyu ve genişliği çok olan
– Koca
– Yaşlı
– Küçük karşıtı
– Geniş
– Vâsi
– Bol
– Engin
Cümle içinde kullanımı: “Büyük deryalara kendini kaptıran elbet gölün içinde yüzmeyi de bilir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sihir
– Efsun
– Füsun
– Bağı
Cümle içinde kullanımı: “Büyü ile kurulan bir aşkın hazin bir sona kavuşması muhakkaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-beyt çoğul biçimi
– Evler
– Beytler
– Odalar
– Haneler
– Aileler
Cümle içinde kullanımı: “Büyût büyük bir sevgiyle kurulmuş, dağılması parçalanması tartışılmaz bir bağ olmuştur.”