– Bir kimseye önem bile vermemek, verilmemek, adı hatıra, akla bile gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Esamisi okunmayan insan yanımıza gelmesiyle kim olduğu anlaşılmıştı.”
– Bir kimseye önem bile vermemek, verilmemek, adı hatıra, akla bile gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Esamisi okunmayan insan yanımıza gelmesiyle kim olduğu anlaşılmıştı.”
– Sen sakinliğini, ağırbaşlılığını bozma, karşındakinin dengesizliğine uyma, onla aynı olma.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik sende kalsın uyuma aptal insanlara.”
– Haksızlığa karşı gelmek, koymak.
– Mertliği göstermek gerekir, gerekli.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik öldü mü herkes suspus oturur olmuş?”
– Ne zaman olsa.
– İlla ki.
– Yakın zamanda.
Cümle içinde kullanımı: ” Er geç bir sona ulaşacaktık ama biraz zaman gerekiyor.”
– Yakalamak.
– Sıkıştırmak.
– Köşeye sıkıştırmak.
– Enselemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Benden kaçabileceğine düşünmüş gerçekten, ensesine yapışmam an meselesi.”
– Hiçbir iş yapmayarak yiyip yiyip, içip içip şişmanlamak, kilo almak.
Cümle içinde kullanımı: ” İyi ki karantinaya girmişsin iyice ense yapmışsın baksana.”
– Bir işi yapması adına sürekli, arka arkaya baskı altına almak, baskılamak, baskı altında bulundurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapmasını istediğim şeyi yapması için ensesine binmem gerekiyordu.”
– Bir işi yapıp bitirmesi için çok sıkıntıya sokup, sıkıştırıp tedirgin etmek, korkmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Kızı rahat bıraksana ensesinde boza pişirip durma.”
– Para vermesi için üzerine basabilir, yüklenebilir, ödeme gücü yüksek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ensesi kalın bir dostun olsun her zaman.”
– Bir kişinin buyruğu, emri altında çalışmayı kabullenmek, kabul etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Emrine girmeyi göze almama rağmen beni işe almayı seçmedi.”