– Hamarat.
– Çalışkan kadın, kız.
Cümle içinde kullanımı: ” Eteği belinde kızımız giriş yapmıştı odaya.”
– Hamarat.
– Çalışkan kadın, kız.
Cümle içinde kullanımı: ” Eteği belinde kızımız giriş yapmıştı odaya.”
– İvmesinden, heyecanından, şaşkınlaşarak karışık iş görür olmak.
– Eli ayağı dolaşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eteği ayağına dolaşmıştı, korkudan ne diyeceğini bilmiyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yerini terk etme
– Yurdunu terk etme
– Gurbete çıkma
– Gurbete gitme
– Yaşadığı yeri bırakıp gitme
Cümle içinde kullanımı: “Atalarımız isteyerek bu topraklardan celvet etmemiştir, yoksulluktan kaçmışlardır.”
– İşe yarar olarak görerek aldığımız şeyin ya da kişinin işe yaramadığı anlaşılmış oldu.
Cümle içinde kullanımı: ” Et diye kaptık patlıcan börkü çıktı resmen bu aldığımız alet.”
– Çok hareketli davranışlar yapması dolayısıyla şişmanlayamamak.
– Et tutmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de etine can tutmuyordu biraz yemek ye de toparla kendini.”
– Yaranın taze bir etle kapanması.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaranın taze et bağlaması iyi oldu yoksa iltihap kapabilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gizli oturum
– Gizli toplantı
– Başkalarının katılmasına izni olmayan toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Celse-i hafiyye de konuşulan ve alınan kararlardan hiçbirimizin haberi yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Açık oturum
– Yuvarlak masa görüşmesi
– Herkesin izleyebileceği şekilde açık olarak konuların tartışıldığı toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Bilimsel bilgiler ışığında düzenlenene celse-i aleniyye çok faydalı olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-celesât
– Toplantı
– Oturum
– Davalarının görüşüldüğü ve karara bağlandığı toplantı odası
– Seans
– Toplantı alanı
Cümle içinde kullanımı: “Celse yeniden görülecek ancak bu sefer kimin suçlu olduğu kesinleşecek diye umuyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kolları geniş elbise
– Kadın kıyafeti
Cümle içinde kullanımı: “Yaşını büyük göstersinler diye giydirdikleri cellâyi içinde kaybolan kızın günahını kim ödeyecek.”