– Çocuğuma gerekli olan eğitimi vermek için istediğin kadar, öldüresiye dövebilirsin, dayak atabilirsin.
Cümle içinde kullanımı: ” Annemler beni okula bırakırken et senin, kemiği benim söylemi beni korkutmuştu.”
– Çocuğuma gerekli olan eğitimi vermek için istediğin kadar, öldüresiye dövebilirsin, dayak atabilirsin.
Cümle içinde kullanımı: ” Annemler beni okula bırakırken et senin, kemiği benim söylemi beni korkutmuştu.”
– Şişman sayılmayan tombulca kimse.
– Balık etinde.
Cümle içinde kullanımı: ” Etine dolgun bir yapıya sahip oluşun o kadar güzeldi ki.”
– Küçük.
– Küçücük.
– Olanakları, gücü kuvveti sınırlı olan, parası az olan kimse.
– Kedi ne, budu ne?
Cümle içinde kullanımı: ” Eti ne, budu ne bize hava yapıyor? “
– Utanılacak bir durumda olmamayayım diye üzülüp durmak.
– Yarı eti erimek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yüzü kızarmıştı resmen etinin erimesi an meselesi.”
– Şişman, kilolu denmeyecek kadar tombullukta.
Cümle içinde kullanımı: ” Eti, budu yerinde olan kızımız odaya giriş yapmıştı.”
– Tiksinerek uzaklaştığını, gittiğini belirtmek.
– El etek çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar illallah çektirmişti ki çocuk etek silkmişti annesi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tanrı güzelliği
– Allah’ın lütuflarından
– Allah’ın ihsanı
Cümle içinde kullanımı: “Cemâlu’l-lah çehresine bakınca yaratanın yüceliğini anlayıp şükre varmalısın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hüsün
– Yüz güzelliği
– Zahiri güzellik
– Allah’ın verdiği ihsan
– Güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Cemâlinde çiçek açmış diyor ki tabiatın en nadidesiyim.”
Kelime Kökeni: Arapça-cumhur’un çoğul biçimi
– Cumhuriyetler
– Cumhuriyetle idare edilen devletler
– Topluluklar
– Heyetler
Cümle içinde kullanımı: “Cemâhîr ile yönetilen ülkelerde halkın refahı önde tutulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cansız varlıklar
– Cansızlar
– Ölüler
Cümle içinde kullanımı: “Cemâdât’a bakıp feyz al bu kara toprak hepimizi alacak hiçbir şey götürmeksizin.”