Kelime Kökeni: Ad
– İnce kumaşlı uzun bir tür şalvar
– Kuşların ayağındaki tüy
– Erkek şalvarı
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buranın erkeklerinin hepsi çakşır giyer, pantolonu özel günlerde giyerler.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnce kumaşlı uzun bir tür şalvar
– Kuşların ayağındaki tüy
– Erkek şalvarı
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buranın erkeklerinin hepsi çakşır giyer, pantolonu özel günlerde giyerler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çakacak alet
– Çakmak taşına vurularak kıvılcım çıkaran
– Kavı yakan çelik alet
– Kakmak
– Kakarak sokmak
– Çakmağı çakmak
– Çakmak taşına vurmak
– İyi anlatmak
– Sezinlemek
– Farkına varmak
– Tanıtmak
– Jurnal etmek
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda başına gelenlerin kimin yüzünden kaynakladığını fark etti ve durumu çaktı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kalıp çakmakla gümüşün üzerine kabartma şekiller yapan kuyumcu
– Çakma işini yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yıllarını bu çakmacı mesleğine verdi elbet ustalığını konuşturacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çakmak eylemi
– Vurup çakmakla yapılmış kuyumcu işi
– Deride oluşan yara
Cümle içinde kullanımı: “Büyük bir taşla çakmadan bu çiviyi yerine oturtturamazsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şimşek
– Çakmak eylemi
– Çakma biçimi
– Yıldırak
– Çakım
Cümle içinde kullanımı: “Çocuğun yanağına öyle bir tokat çakışı var ki sanırsın yerle yeksan edecek.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Haris
– Her şeyden pay çıkarır
– Tuttuğunu bırakmaz
– Bir tür doğan
– Her işi başaran
– Becerikli
Cümle içinde kullanımı: “Dediğiniz kişinin işinde cevval, çakır pençe biri olduğunu sayenizde görmüş olduk.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hafif sarhoş
– Nîm-mest
– Yarı sarhoş
– Sarhoş olmaya yakın
Cümle içinde kullanımı: “En sevdiğim çakır keyif haliyle söylediği şarkılarda mest olurdum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Padişahların avlandıkları şahinlere bakan besleyen kimse
– Şahinci
– Çakırları tutan
– Av şahinlerine bakan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Padişahın çakırcısı olarak bilinen Rüstem efendi henüz gençliğinin baharındaydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çiğ yağdıran sert soğuk
– Güneşli soğuk hava
Cümle içinde kullanımı: “İlk bebeğim çakır ayaz bir günde zorlu bir doğumla dünyaya getirdim.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Mey
– Şarap
– Mavi çizgili ela renginde
– Bir gözü mavi bir gözü mavi olan
– Pençesi büyük olan bir tür doğan
– Hareli göz
– Açık mavi rengi
Cümle içinde kullanımı: “Çakır çakır gözleriyle öylesine güzel öylesine el değmemişti ki nasıl kıyardım?”