Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Meyhane müdavimleri
– Sürekli meyhaneye giden kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i hârâbât oldukları ağızlarının sürekli kokmasından bile belli.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Meyhane müdavimleri
– Sürekli meyhaneye giden kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ehl-i hârâbât oldukları ağızlarının sürekli kokmasından bile belli.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ev halkı
– Hanedan
– Sülale
– Aile
– Hz. Muhammed’in yakın akrabası
– Ev ehli
– Çoluk çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Kendisinin Ehl-i Beyt mensubu bir aileden geldiğini iddia ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Değerlilik
– Kıymet
– Dikkate şayan olma
– Önem
– Mühim olma
– Dikkat ve ihtimam
– Dikkati çekme
Cümle içinde kullanımı: “Ehemmiyeti olmayan şeyler üzerine üzülmeyi bırakmalısınız.””
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Tepeler
– Yükseklikler
– Sınır noktaları
– Müjdeciler
– Erler
– Bireyler
Cümle içinde kullanımı: “Yağmurun efrâtı olan bulutlar toplanmaya başladı rahmet yağacak”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Efdallik
– Meziyetlilik
– Üstünlük
– Faziletlilik
– Üstünlük
– İyiliği ziyade olmak
Cümle içinde kullanımı: “Efdaaliyyet değer görmezse şu dünya da kıymetli olan ne kalır?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Araç gereçler
– Aletler
– Edatlar
– İş için gerekli malzemeler
– Takımlar
– Parçalar
– Malzemeler
Cümle içinde kullanımı: “Tamir için gerekli olan edevâtı da yanınızda getiriniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Duygu, düşünce ve hayallerin nazım veya nesir biçiminde anlatılma sanatı
– Yazın
– Nazım ve nesir yoluyla kaleme alınan tüm eserler
– Bu eserleri inceleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyât ile ilgilendiği yıllarda üç kitap yayımlamış ve şiirler yazmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Araç gereç
– Başlı başına anlamı olmayan kelime veya harf
– Alet
– İlgeç
– Avadanlık
– Derleme
Cümle içinde kullanımı: “Gereksiz edât kullanımı cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– insan
– Mahlukların en üstünü
– Kişi
– Şahıs
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ecell-i mahlûkat tüm canlıların en zekisi ve en zalimidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Beyitler
– İki mısradan oluşan müteşekkil kısımlar
– Şiir parçalar
Cümle içinde kullanımı: “Şairin ebyâtları insanın gönlünü sızlatıyor, bir okusuna.”