Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Türler
– Çeşitler
– Neviler
– Cinsler
– Soylar
– Kökler
Cümle içinde kullanımı: “Köpeklerin ecnâsı kurtlara dayanır derler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Türler
– Çeşitler
– Neviler
– Cinsler
– Soylar
– Kökler
Cümle içinde kullanımı: “Köpeklerin ecnâsı kurtlara dayanır derler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mezarlar
– Kabirler
– Gömütler
– Makberler
Cümle içinde kullanımı: “Bedenlerimizi saran ecdâs bizi ölümle kutlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Miskin hastalığına yakalanmış olan
– Vücudunda yer yer beyaz leke bulunan
– İnsan derisinin rengini değiştiren hastalık ismi
– Cüzzam
Cümle içinde kullanımı: “Melun hastalıklardan birisi olan ebrasa yakalanmış diyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bahisler
– Gözünün üstünde veya altında et olan
– Konular
– Sözler
Cümle içinde kullanımı: “Kendi aranızdaki ebhâs ne yazık ki bir senet koruyuculuğu taşımıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Şeytanlar
– İblisler
– Hannaslar
Cümle içinde kullanımı: “Ebâlis fitnesine kanıp yalanlarla kendine bir kök kurarsan buna bir tek sen inanırsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dersler
– İbretler
Cümle içinde kullanımı: “Mektep ve dürûs nasıl gidiyor önce bir izahat ver bakalım. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Telgraf
– Uzağı yazan
– Belirlenmiş işaretleri iki merkez arasında yazılı haberlerin ve belgelerin iletişimini sağlayan araç
Cümle içinde kullanımı: “İletişimin tarihinde en büyük icatlardan biriside Dûr-nüvîs’tür.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Padişahın başkanlık ettiği meclis
– Özel divan
– Osmanlı padişahlarının birebir katıldığı özel güvenlik kurulu
Cümle içinde kullanımı: “Ancak devletin güvenliğini ve nizamını tehdit eden durum ve olaylarda Divân-ı Hâss toplanırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karısının kötü davranışlarına, iffetsizliğine göz yuman kimse
– Karısı tarafından aldatılan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ulan deyyûs, sen önce kapalı gözlerini açta etrafa bir bak.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elerme
– Kuvvet ve zenginlik
– Elini yetiştiren
– Emeline ulaşan
– İstediğini elde eden
Cümle içinde kullanımı: “Zalimler dest-res olandır, iyilik sahibi olan hep acıyla sınanmıştır.”