Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Buyruk
– Ferman
– Emir
– Yarlık
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i fermân neyse yapılacak odur kimse aksini iddia edemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Buyruk
– Ferman
– Emir
– Yarlık
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i fermân neyse yapılacak odur kimse aksini iddia edemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mevsuk
– Korkmaz
– Korkusuz
– Emniyet sahibi
– Şüphe etmeyen
– İtimat eden
– Güvenen
– Kesin bilen
– Emin
– Tehlikesiz
– Sakıncasız
– Sağlam
Cümle içinde kullanımı: “Kendinden son derece emîn olduğuna göre bir şeyler biliyor demektir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Emici
– Çocukların oyun oynadıkları vakit merkez veya hedef ittihaz ettikleri yer
– Bağ çubuğu
– Çukur
Cümle içinde kullanımı: “Suyu kolayca emen bir bez bulup getir de şuraları hemen temizleyelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Emanet olarak
– Emanet yoluyla
– Emanet verilerek
Cümle içinde kullanımı: “Çantayı emâneten verdiğimiz kadın ortadan kaybolmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yardım dileme
– Emin olma durumu
– Masuniyet
– Güvence
– Teminat
– Garanti
Cümle içinde kullanımı: “Emân dileyene sırtını çeviren bizden değildir, zulüm görene el uzatılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mekanlar
– Yerler
– Yurtlar
– Evler
Cümle içinde kullanımı: “Atalarımızdan yadiğar emâkin bize ekmek kazandırmaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve zarf
– Çeşit çeşit
– Rengarenk
– Türlü türlü
– Renk renk
Cümle içinde kullanımı: “Elvân elvân açmış çiçeklerin mis kokusu buralara kadar geliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Renkler
– Birkaç renk
– Rengarenk
– Alacalı
– Polikrom
– Çok renkli
– Levnler
Cümle içinde kullanımı: “Binbir elvân çiçeğin içerisinde bir huri gibi görünmüyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Lehçeler
– Diller
– Diyalektler
– Bölgesel diller
Cümle içinde kullanımı: “Dünya üzerinde tüm elsüne sahip kimse yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok güzel konuşan
– Düzgün konuşan
– Fasih konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Toplantıda elsen biri olacaksa dinleyiciler güzel vakit geçirir.”