Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pişmanlık duyma
– Arzu
– Tutku
– İstek
– Yerinme
– Talep
– Teessüf
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinden ve yaptıklarından erman olmamak için iyi ölçüp tartmalısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pişmanlık duyma
– Arzu
– Tutku
– İstek
– Yerinme
– Talep
– Teessüf
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinden ve yaptıklarından erman olmamak için iyi ölçüp tartmalısın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Esaslar
– Reisler
– Başkanlar
– İleri gelenler
– Kaideler
– Destekler
– Kumandan
– General
– Amiral
– Büyükler
– Üstler
– Rükünler
Cümle içinde kullanımı: “Devlet erkânından gelen misafirler özel olarak ağırlanacak.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Hoş ve tatlı
– Ağızda kolay eriyen
– Çabuk eriyip dağılan
Cümle içinde kullanımı: “Yaş geçtikçe erigen oldum hiç bir şey yapasım yok.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güzel kızıl rengi olan çiçek
– Yaprakları kalp şekilinde olan ağaç formundaki bitki
– Süs bitkisi
Cümle içinde kullanımı: “Bahçeyi kaplayan erguvanlar bana ilkbaharın hediyesi gibi geliyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Olmuş
– Yetişmiş
– Kemale ermiş
– Olgunlaşmış
– Reşit
– Eşeysel olgunluğa ermiş
Cümle içinde kullanımı: “Üremek için yeterli erginliğe ulaşmayan hayvanları çiftleştiremezsiniz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bekar
– Buluğ çağına girmiş
– Baliğ
– Yeni yetme
– Erin
– Aklı ermeye başlamış
– Erginleşmiş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Çevremde bir sürü ergen çocuk var tabi ki onlara örnek olmaya çabalıyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Erkek
– Yetişmiş
– Olgun
– Koca veya eş
– Ermiş
– Evliya
– Hayırlı çocuk
– Ender zatlar
Cümle içinde kullanımı: “Şahsına münhasır eren bir kişiliktir, geldiği gittiği yeri bilir ona göre davranır.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnci
– İnsan eli değmemiş
– Bakire
– Kızoğlan kız
-Dokunulmamış
Cümle içinde kullanımı: “İnsan eli değmemiş erden bir ova keşfettim görmeye değer.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koyu kırmızı bir çiçek
– Kırmızı renk
– Kırmızı şarap
– Erguvan çiçeği
– Kızıl şey
– Kırmızı kadife
Cümle içinde kullanımı: “Maviyle birleşen ercüvân çiçeklerinin verdiği huzuru başka nerede bulacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kırk
– Kır sayısı
– XL rakamı
Cümle içinde kullanımı: “Erbaûn gün sonra çıkıp gelen yabancının doğrular hakkında hiçbir fikri yok.