– Eda etmek
– Ödemek
– Vermek
– Yerine getirmek
– Borcunu ödemek
Cümle içinde kullanımı: “Dansıyla huşu içinde edâ ederken gözlerinde mutluluk pırıltıları vardı.”
– Eda etmek
– Ödemek
– Vermek
– Yerine getirmek
– Borcunu ödemek
Cümle içinde kullanımı: “Dansıyla huşu içinde edâ ederken gözlerinde mutluluk pırıltıları vardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Alaca bulaca
– Rengarenk
– Ala bacak veya ala paça at
– Renk renk
– Çeşitli renkleri olan
Cümle içinde kullanımı: “Gökkuşağının eblak görünümüne bakıpta mutlu olmayan var mıdır?”
– Susmak
– Sesi kesilmek
– Konuşmasını kesmek
– Gürültüyü kesmek
Cümle içinde kullanımı: “Adaletsizlik karşısında ebkem olmak suça ortak olmak demektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– İbrikler
– Su kapları
– Kulplu kaplar
Cümle içinde kullanımı: “Ebârık içinden dökülen buz gibi suya muhtaç, kuru bir dilim ekmeğe hasretim.”
– Hidayet etmek
– Doğru yolu göstermek
– Bir hususa delalet eylemek
– Bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle şu bitkilerin yağlarını düzemek suretiyle bir araya getirelim sonrasında kokularına göre ayırırız. “
– Sabırsızlık ve telaş içinde yapılan işler genelde kötü sonuçlara neden olur bu sebeple de pişman olunur anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Annem acele şekilde soğan doğrayan ablama acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık dedi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Tavuğun erkekleri
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlı düyûk gibi anca boş boş ötüyor, etrafı eşeliyorsun.”
– Geceli gündüzlü uğraşmak
– Bir şeyin icrasında sürekli çalışmak
– Devamlı meşgul olmak
– İkdam etmek
Cümle içinde kullanımı: “Son icadı üzerinde dürüşmekten insanlıktan çıktı.”
– Katlamak
– Kıvırıp silindir haline getirerek kıvırmak
– Bükmek
Cümle içinde kullanımı: “Sen böyle bağırıp çağırdığında dilini kıvırıp dürmek istiyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Servet
– Mal
– Dünyaya yaraşır
– Dünyaya özgü
– Para
– Zenginlik
– Mal mülk
Cümle içinde kullanımı: “Gençken elde ettiği dünyâlık sayesinde yaşlılığında rahat etti.”