– Seçmek
– Elekten geçirmek
– Dikkatli bir biçimde araştırmak
– En iyileri seçmek
– Yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak
– İpliği yumak yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Sakatlanan koşucu son yarıştan elenmek zorunda kaldı.”
– Seçmek
– Elekten geçirmek
– Dikkatli bir biçimde araştırmak
– En iyileri seçmek
– Yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak
– İpliği yumak yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Sakatlanan koşucu son yarıştan elenmek zorunda kaldı.”
– Elemek
– Elekten geçirmek
– İncesini kabadan ayırmak
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle şu kalabalık gruptan eli iş tutanları eleklemek lazım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir şeyi elemek için kullanılan alet
– Toz ve taneli ayıklamak, yabancı maddelerden arındırmak için kullanılan araç
– Süzgeç
Cümle içinde kullanımı: “Un eleğini duvardan alıp yaygıya koydu, akşama kadar ekmek yapacaklar.”
Kelime Kökeni:
– Elebaşı olma durumu
– Sergerdelik
– Önderlik
– Liderlik
Cümle içinde kullanımı: “Her grubun isyanın elebaşılığını yapmak zorunda mısın?”
Kelime Kökeni: Ad
– Eldiven
– Kaplama
– El giysisi
Cümle içinde kullanımı: “Motor sürerken giydiği elcikleri kaybetmiş beni sorumlu tutuyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tam olmama
– Noksan
– Kusur
– Yokluk
– Ayıp
– Nakisa
– Gaybubet
Cümle içinde kullanımı: “Duygularında hissettiğin eksikliğin sebebi bazı acıları yaşamak için kendine müsaade etmediğinden kaynaklanıyor.”
– Noksan bırakmak
– Gediklemek
– Gedik bırakmak
– Kusurlu bırakmak
Cümle içinde kullanımı: “Kendi elinizle ve dilinizle bu çocukları eksiklemek niyetindesiniz.”
Kelime Kökeni: Ad-mecaz
– Kadın
– Erkek karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Sırf biz kadınları eksik etek olarak gördükleri için söz hakkı tanımıyorlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Nakıs
– Tam karşıtı
– Mevcut olmayan
– Bütün olmayan
– Kusurlu
– Özürlü
– Noksan
– Ayıplı
– Natamam
– Mükemmel olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Akıldan eksik olunca önüne gelen eziyor garibi.”
– Demir çivisi çakmak
– Ekserle mıhlama işi
– Çivi çakmak
Cümle içinde kullanımı: “Zihnine bu düşünceleri ekserlemek suretiyle kazımak istiyorum.”