– Kaçış yolu bulamayacağı, hareket dahi edemeyeceği, kıpırdayamayacağı duruma sokmak, getirmek.
– Gagasından yakalamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Çocuğun bir anda burnundan yakalamıştı, çocuk acısından ağlamaya başlamıştı bir anda.”
– Kaçış yolu bulamayacağı, hareket dahi edemeyeceği, kıpırdayamayacağı duruma sokmak, getirmek.
– Gagasından yakalamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Çocuğun bir anda burnundan yakalamıştı, çocuk acısından ağlamaya başlamıştı bir anda.”
– Çok fazla sinire kapılıp , öfkelenmek.
– Başındaki işin yoğunluğundan gözünün hiçbir şey görmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yere öyle düşmüştü ki bir anda ayağa kalkınca burnundan soluduğu herkes tarafından yüzünden okunuyordu.”
– Yaptığı işlere karşın tek söz dahi söyletmemek, en küçük eleştiriye ya da itiraza sinirlenip köpürecek kadar hırçın, huysuz olmak.
Cümle içinde kullanımı: “Burnundan kıl aldırmamakta baya inatlıydı ne dersek umursamıyordu.”
– Almak için uğraş verdiği güzel şeyin ardından gelen üzüntüler dolayısıyla o şeyin kendisine zehir olması.
– Yaptığı veya söylediği bir şeye pişmanlık duymak.
– Burnundan fitil fitil gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapmış olduğu iyilikler burnundan gelmişti.”
– Birine fazla yanaşmak.
– Burnunun içine sokulmak.
– Bir kimseye pek sokulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Burnuma girip durmayın, iş yapıyorum şurada.”
– – Çevresinde olan kişilere yukarıdan bakma, onları hor görme.
– Kibirli davranışlar sergilemek.
– Böbürlenmek, efelenmek.
– Üstünlük taslamak.
– Büyüklenmek, övünmek.
– Burnu büyümek.
– Burnu havada olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Burnu Kaf Dağındaydı onun, yanında olan insanlara çok kötü davranıyordu.”
– Çevresinde olan kişilere yukarıdan bakma, onları hor görme.
– Kibirli davranışlar sergilemek.
– Böbürlenmek, efelenmek.
– Üstünlük taslamak.
– Büyüklenmek, övünmek.
– Burnu Kaf Dağı’nda olmak.
– Burnu büyümek.
Cümle içinde kullanımı: ” Burnu havada olan insanları oldum olası sevemedim.”
– Burnuna yaklaştırmayacak, koklatmayacak kadar pis, kötü koku gelmek, öyle bir koku ki burnu işlev yapamaz olmak.
Cümle içinde kullanımı:” Havada öyle bir pis koku geziyordu ki burnum düşmüştü resmen.”
– Kibirli davranışlar sergilemek.
– Böbürlenmek, efelenmek.
– Üstünlük taslamak.
– Büyüklenmek, övünmek.
– Burnu Kaf Dağı’nda olmak.
– Burnu havada olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İyi işler yaptığını sanıp burnunu büyütmeye başlamıştı hemen.”
– Yaşamış olduğu büyük bir kazadan hiçbir zarar almadan, yarasız beresiz kurtulmak, atlatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Havada sayısız takla atmasına rağmen arabadan burnu bile kanamadan çıkmıştı.”