– İnsanın neşesini ve dinçliğini çoğaltmak, artırmak.
– İnsana yaşama sevinci, heves ve iç güç vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir de cana can katan o sevdan olmasa.”
– İnsanın neşesini ve dinçliğini çoğaltmak, artırmak.
– İnsana yaşama sevinci, heves ve iç güç vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir de cana can katan o sevdan olmasa.”
– Kadının o kadar yaşı geçmiş, yaşlanmış ama güzelliği hiç mi hiç bozulmamış.
Cümle içinde kullanımı: ” Cami yıkılmış ama mihrap yerinde maşallah kadının.”
– Çok sulu, içinde bulunması gereken malzemesi az, suyu, sıvı içeriği bol olan yemek, yiyecek.
– Çok su içinde çırpınıp çalkalanma sesi çıkaracak bir biçimde yüzmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Küçücük havuzda da cambul cumbul hareketler yapma artık.”
– Gösterişli davranışlarda bulunmak.
– Büyüklük taslamak.
– Çalım satmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Caka satmayı benzemez bazı işler icraat gerektirir.”
– Fesadın, kötülüğün, dedikodunun çok olduğu, herkesin birbirine düştüğü, düşmanlıkların olduğu mekan.
– Hileli düzenin kurulu olduğu yer.
Cümle içinde kullanımı: ” Ortamın cadı kazanından pek farkı kalmamıştı artık herkes birbirinin düşmanı.”
– Yaptığı konuşmalar, davranışlar, kendi yaşıtlarına göre üstün olan, bu açıdan büyüklere benzeyen çocuk.
Cümle içinde kullanımı: ” Şunun konuşmasına bak hele büyümüş de küçülmüş sanki.”
– Kutsal olarak gördüğü şeyler üzerine ant içmek.
– Kesin olarak yapmayacağı şeyler adına karar vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük yemin etmiştim yapmayacağım diye ama istemeden yapmıştım .”
– Kötü bir olaya meydan vermeyeceğimi söylüyorum ama umut ederim ki tanrı beni, önüne geçmeyeceğim kötü bir durumla karşılaştırmasın.
Cümle içinde kullanımı: ” Büyük sözüme tövbe valla çok yanlış sözler dile getirmişim Allah affetsin.”
– Başkasının başına gelen kötü bir durum hakkında kendisinin başına böyle bir hal gelebileceğini düşünmeyerek o konu hakkında alaycı davranışlarda bulunmak, o olaydan ötürü karşısındaki kişiyi kınamak.
– Kötü bir duruma düşmeyeceğini ya da öyle bir olayla dahil olmayacağını ileri sürmek.
– Yapabileceğinden daha iyisini yapacağına dair iddiada bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Böyle bir işe adım atmam diye büyük söylemiştim, şimdi o işten kafamı kaldıramıyorum.”
– Elinde paranın büyük çoğunluğunu hatta tüm parasını ortaya koyup kumar oynamak.
– Giriştiği işteki büyük tehlikeyi aldırış etmeden yapmaya başlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bugün büyük oynayacaktı tüm zararını kapatmak adına cebindeki son parayla bu basmıştı parasını Timurhan’a.”