– Ölümü bile göze almak.
– Canını tehlikeye atarak.
– Canını vermeye hazır olarak.
Cümle içinde kullanımı: ” Can pahasına giriştiği şu işte güzel bir sonuçta alamamıştı.”
– Ölümü bile göze almak.
– Canını tehlikeye atarak.
– Canını vermeye hazır olarak.
Cümle içinde kullanımı: ” Can pahasına giriştiği şu işte güzel bir sonuçta alamamıştı.”
– Kişilerin yaptığı davranışlarını, çıkarmış oldukları sesleri, konuştuklarını, anlık olarak ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.
Cümle içinde kullanımı: ” Canlı yayın platformları günümüzde çok revaçta olan uygulamalar olmuştu.”
– Aşırı derecede zayıf olmak.
– Halsiz güçsüz kimse.
– Bir deri bir kemik olan kişi.
– Ayakta bile duracak hali olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Canlı cenaze gibi gelmişsin buraya keşke bir doktora görünseydin.”
– Hiçbir özveriden kaçmadan, bütün yorgunluklara katlanacak güçle bu işi halletmek.
– Seve seve, tüm yorgunluğa göre bu işi yapmak.
– Aşırı bir çabayla göğüs gererek, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan.
Cümle içinde kullanımı: ” Canla başla mücadele verdiğimiz bu lig serüveninde hakemler yüzünden önümüz fazlasıyla kesildi.”
– Kendisinin çok beğenmiş olduğu, sevdiği şey ya da bir davranış uğruna kendimi feda etmek bile değer davranış.
– Can feda.
Cümle içinde kullanımı: “Sana can kurban be sen ne istersen iste ben her istediğini yaparım.”
– Tüm odağıyla, büyük bir dikkatle, iyice duymak, anlamak, kavramak için tüm söylediklerini kaçırmadan dinlemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni tüm can kulağımla dinliyorum şuan söylemek istediklerini söyle artık.”
– Hayatını kaybetme, ölme korkusu.
– Canını kurtarma, ölmeme çabası.
– Hayatına karşı endişe duymak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senide can korkusu sarmış belli az sakin ol peşinde kimse yok.”
– Her şeyi bırakıp, hiçbir şey düşünmeden yaşadığı dertten kendisini kurtarma çabasında olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Can kaygısına düşmüştük hepimiz yaşanan depremin ardından herkes bir koşuşturma içinde.”
– Gücü kalmamak, tükenmek.
– Bitkin bir hale gelmek.
– Kuvveti kesilmek.
– Takati olmamak.
– Halsizleşmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar yormuşlardı ki canı kalmamıştı yerinden kalkamaz bir hale gelmişti.”
– Falanca filanca kişi bu yaşadığı sıkıntıya nasıl katlanıyorsa sen de dayanmalısın.
– Falanca kimseye bu denli zor iş yaptırmak acımasızca bir davranıştır.
Cümle içinde kullanımı: “Bu çocuğun canı yok mu ne kadar fazla iş yaptırıyorsun?”