– Dindar, dinin ona emrettiği, dinin buyruklarını eksiksiz yerine getiren kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu dine bütünlüğüne çok şaşırıyorum, dıştan baksan it kopuktan farkın yok.”
– Dindar, dinin ona emrettiği, dinin buyruklarını eksiksiz yerine getiren kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu dine bütünlüğüne çok şaşırıyorum, dıştan baksan it kopuktan farkın yok.”
– Gelenin gidenin, girip çıkanın belli olmayan, disiplinsiz, kuralın olmadığı yer, ortam.
Cümle içinde kullanımı:” Dingo’nun ahırından pek farkı yoktu şu sınıf ortamının.”
– Çok fazla sinirlenip, öfkelenip dinin yasak olarak gördüğü küfürleri savurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanı dinden imandan çıkarmak için elinizden geleni yapıyorsunuz valla.”
– Daha iyi bir şey elde etmek uğruna sahip olduğu şeyi de kaybetmek, yitirmek.
– Payas’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmaya benziyordu bu kripto para olayları.”
– Ağır, kötü lafın gönülde bıraktığı kırgınlık, üzüntü, dargınlık.
– Bir olayın gönülde, kalbinde bıraktığı derin acı, dargınlık.
Cümle içinde kullanımı: ” Dil yarasıdır bu gönül dayanmaz.”
– Durumuna göre yapmaması gerekirken saygısızca sözleriyle, laflarıyla bir kimseyi, kötülemek, aşağılamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığı her şeye bir dil uzatma sevdası nereden çıkmıştı çok merak ediyorum.”
– Konuşurken sık sık aynı tekrarlanan sözler.
Cümle içinde kullanımı: ” Dil persengi olmuştu ansızın, herkesin diline düşmüştü.”
– Aşırı yeteneği, niteliği her yerde anlatır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dillerde destan olmak için herkesin sevdiği bir şey yapmak gerekir.”
– Her yerde konuşulur olmak
– Her yerde bir sözü bile olsa geçmek.
– Dillerde gezmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dillerde dolaşır olmuştu gündeme geldiği son videonun ardından.”
– Şunu, bunu kıracak, incitecek sözler sarf eden, söyleyen.
– Dili uzun.
Cümle içinde kullanımı: ” Dili de zifir gibi herkesi iğneleyip duruyor sözleriyle.”