– Dindar, dinin ona emrettiği, dinin buyruklarını eksiksiz yerine getiren kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu dine bütünlüğüne çok şaşırıyorum, dıştan baksan it kopuktan farkın yok.”
– Dindar, dinin ona emrettiği, dinin buyruklarını eksiksiz yerine getiren kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu dine bütünlüğüne çok şaşırıyorum, dıştan baksan it kopuktan farkın yok.”