– Kendisine kızılan çocuğunun artık her şeye aklı erir olmak, erecek kadar büyümüş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek kadar oldun hala evde anne anne diye geziyorsun.”
– Kendisine kızılan çocuğunun artık her şeye aklı erir olmak, erecek kadar büyümüş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek kadar oldun hala evde anne anne diye geziyorsun.”
– Söylemekte olduğu veya yapar olduğu işten vazgeçmemek, söylediği şeyden dönmemek.
– Keçi inadı.
Cümle içinde kullanımı: ” İkimizin de sahip olduğu şu eşek inadı ikimizi de bitiren şey oldu.”
– Kaba davranışlarla anlatılmaya, gösterilmeye çalışan naz, kabaca kırıtma.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek cilvesini bırak, gel yanıma otur hadi.”
– Kaba, kırıcı, incitici şakalar için denen laf söz.
Cümle içinde kullanımı: “Eşek şakası yapmayı bırak yoksa çok fena yapacağım seni.”
– Uzunca bir süre içinde, zaman boyunca iyice hırpalamak, dövmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni bir yakalarsam eşek sudan gelinceye kadar döveceğim.”
– Gelir, iş, durum, görev aşamasında hiçbir gelişme ve ilerleme gösteremez; olduğu gibi sürüp devam eder.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek kuyruğu gibi ne uzar, ne kısalır hep bir eksik gedik çıkıyor işte.”
– Kendisine azar çekilmiş çocuğun artık her şeye aklı erecek kadar büyümüş olması.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek kadar oldun hala bizim sözümüzü dinlemiyorsun.”
– Hiçbir türlü kabul görülmeyen, anlaşılır bir yanı olmayan inat.
– Keçi inadı.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek inadına sahip olunca ikimiz baya sorun yaşıyorduk .”
– Kaba saba davranışlarla gösterilmeye çalışılan naz, kaba kırıtma.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek cilvesini bırak, otur yanıma düzgünce konuşalım.”
– Yetkili olan kimse o dur; neden ona başvurulmuyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşek başı mıyız biz neyin lafını bana söylüyorsun?”