– Birçok kez sahip değiştirmek.
– Sahibi değişmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Elden ele geçe geçe iyice yolunu bozmuştun.”
– Birçok kez sahip değiştirmek.
– Sahibi değişmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Elden ele geçe geçe iyice yolunu bozmuştun.”
– Uyandırdığı ilgi dolayısıyla birçok kimsece alınıp bakılmak ya da kullanılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elden ele dolaşa dolaşa uzun bir yolu bitirmişti sonunda.”
– Satışı yapılan mekandan almak yerine, daha öncesinde o şeye sahip olan kişiden ucuza temin etmek, almak.
Cümle içinde kullanımı: ” O malı elden düşme almama rağmen bu kadar güzel çıkması hayret vericiydi.”
– Satışa koyduğun malın alıcı bulması.
– Satılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” 3 ayın sonunda elimden çıkarmıştım tüm malları.”
– Satışa koymak.
– Satmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu malları elden çıkarmanın vakti gelmişti artık.”
– Başkalarına benzer olmayan, benzemeyen; el âlemden ayrı davranış sergileyen kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Elden ayrıksı tavırlarını yapmayı ne zaman bırakacaksın?”
– Yaşlılıktan, hastalıktan kaynaklı iş yapacak, yürüyecek hali bile kalmamak.
Cümle içinde kullanımı: “Elden ayaktan düşür olacak hale gelmiştim resmen açlıktan.”
– Hiç dokunulur olmamış, kullanılmamış, görülmemiş, ellenmemiş.
Cümle içinde kullanımı: ” El değmemiş toprakları yapacağımız bu fetihlerle ülkemiz engin kuvvetlere ulaşacağız.”
– Sahip değiştirmek, bir kişiden başka bir kimseye geçmesi.
– Sahipliğini değiştirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O ev sonunda el değiştirmişti bakalım nasıl komşularımız olacak artık.”
– Bir şeye herhangi bir yola sahiplenmek.
– Yansız ya da başkasına bağlı olan kimsenin kendinden yana olmasını sağlar olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elde etmiştim o kadar istediğim şeyi sonunda.”