– Para için kötü, sıkıntılı işlere giriyoruz ama elimizde, avucumuzda bir şey yok.
Cümle içinde kullanımı: “Bizler o hayatın yolcusuyuz sanmayın renk cümbüşü içindeyiz adımız orospu, ekmeğimizi kuru yeriz.”
– Para için kötü, sıkıntılı işlere giriyoruz ama elimizde, avucumuzda bir şey yok.
Cümle içinde kullanımı: “Bizler o hayatın yolcusuyuz sanmayın renk cümbüşü içindeyiz adımız orospu, ekmeğimizi kuru yeriz.”
– Kötü bir duruma veya birisinin kurduğu tuzağa düşme olasılığına karşı davranışlarında dikkatli davranma.
Cümle içinde kullanımı:” O kadar tehlikeli insanla doluydu ki etrafı adımını denk atmasa yakasından aşağıya çekecek çok insan vardı.”
– İş yaparken veya bir yere doğru giderken çok yavaş ve ağır davranışta bulunmak.
Cümle içinde kullanımı:” O kadar geç kalmıştı ki adımını adımından şaşırmıştı galiba yoksa bu kadar geç kalamazdı.”
– Birbirine çok yakın olan yerler.
Cümle içinde kullanımı: ” Gittiğim sokakta adım başı farklı farklı dükkanlara dalmakla geçmişti tüm günüm.”
– Kesinlikle uğramamak, gitmemek, aramamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu işe adım atmamak konusunda çok emindim çok tehlikeli görünüyordu.”
– Neler yapacağını hissettirmeden, sakin sakin senin yaşadığın ortama geleyim. Onda sonra sana neler yapacağımı ben bilirim.
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin bir olur yolunu bulayım adım adım yer edeceğim, gör sana neler edeceğim.”
– Ünü çok fazla yere yayılmış olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığı buluşun ardından o kadar çok konuşulur olmuştu ki adının kulağına değdiği belli olmuştu.”
– Kötü bir durumla ilişkilendirilmek, olaya dahil olduğunu söylenilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Okulun dışında olan kavgaya adı karışanlardan biriydim ama sadece olayı tatlıya bağlamak için ordaydım.”
– Bir kişi veya bir şeyin hayattan gittikten, kaybolduktan sonra değer sahibi olması, hatırlanması, dillerde dolanması.
Cümle içinde kullanımı: ” Günümüzde çoğu yazarımız alması gereken değeri alamıyor çoğunu adı kalmıyor unutulup gidiyor.”
– Yaptığı iş veya herhangi bir konuda yeterinden fazla bilgiye sahip olmak.
– Çok emin olmak, kesin olarak bilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bizden bir hafta önce gelmesine rağmen bu kocaman şehri adı gibi biliyordu.”