– Rahatı bozulmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu düzeni diriliği bozulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aman Ali Rıza Bey ağzımızın tadı bozulmasın.”
– Rahatı bozulmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu düzeni diriliği bozulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aman Ali Rıza Bey ağzımızın tadı bozulmasın.”
– Bir şeyi çok fazla beğenip onu isteyecek duruma gelmek, görüp imrenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Geçen gün gördüğü arabanın ardından ağzının suyu akmıştı çok fazla.”
– Ağzına gelen her şeyi söylemek.
– Ölçüsüz ve dikkatsiz konuşmak.
– Sakıncalarını umursamadan her şeyi dile getirmek.
Cümle içinde kullanımı:” Senin bu oğlanında hiç mi hiç ağzının perhizi yok.”
– Sert sözlerle birlikte ona haddini bildirmek.
– Yapmış olduğu davranışların ardından ona sert bir tavırla susturmak, konuşmasını engellemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ona ağzının payını vermişti yaptığı onca şeyin ardından.”
– Bir kişinin sevmediğin davranışlarına katlanmak.
– Bir kimsenin çekilmez tavırlarına katlanmak.
Cümle içinde kullanımı:” Yine tüm gün patronun ağzının kokusunu çektik artık sıkılmıştım bu durumdan.”
– Yaptığı bir olayın ardından karşısındakine hak ettiği dersi vermek, yaptığına pişman etmek, haddini bildirmek.
– Ağzının payını vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ona yaptıklarından sonra ağzının kalayını vermişti bizim çocuk.”
– Birinin söylediği şeyleri dört gözle, dikkatlice ve zevkle dinlemek.
– Onun söylediklerine göre davranmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun ağzının içine bakarken kaybolup gitmiştim kendisinde.”
– Yöneldiği, eğiliminden ve tutumundan ne yapacağı belliydi, anlaşılır oluyordu.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzının domalmasından Ömer diyeceği belliydi her halinden.”
– Kendisiyle alakalı bir konu hakkında konuşmamak, görüş bildirmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslında her şey onu hakkındaydı ama o ağzını kiraya vermişti dahil olmuyordu bize.”
– Kendisine çıkar sağlamak adına birinin konuşmasını engellemek, susmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzını kapamamam için bana sağlam bir neden sunmalısın.”