– Bıyığı yenice çıkmaya başlaması.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen büyüdün de bıyığın mı terliyor?”
– Bıyığı yenice çıkmaya başlaması.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen büyüdün de bıyığın mı terliyor?”
– Kimseden çekinmez duruma gelmek, bir üstünlük duygusu içinde olmak, kalantorlaşmak.
– Kimseden bir korkusu olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben bıyığımı baltayla kesmiyorum sizin bu yaptıklarınızdan mı tedirgin olacağım?”
– Yapmış bulunduğu işe en yakınını bile çaktırmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sizi bıyığıma bulaştırmayacağım ne olursa olsun bir parayı bile koklatmam bile.”
– Bunları hesaba dahil etmesek.
– Varsay ki.
Cümle içinde kullanımı: ” Allah rızası için bırak ki gideyim yetmedi mi bu çektiğim çile?”
– Bıçağın keskin olmayan tarafı.
– Çok yakın.
– Çok az fark.
– Çok az aralık.
Cümle içinde kullanımı: “Bıçak sırtına dikkat et orası da kesebilir elini.”
– Uğraş veren bir işin artık dayanılamayacak bir raddeye ulaşması hali.
– Canına tak etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu son yaşattıklarından sonra bıçak kemiğe dayanmıştı bırakıp gitmek istemiştim artık.”
– Korku, heyecan durumundan birden bire benzi sararmak.
– Herhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak.
– Benzi uçmak.
– Beti benzi kalmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar korkmuştun ki betim benzim atmıştı elim ayağım boşalmıştı.”
– Bunu para ödeyerek almadı ya!
Cümle içinde kullanımı: é sen gerçekten buna beş beş para mı saydın almak için dolandırılmışsın sen.”
– Üç aşağı beş yukarı.
– Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tahmini olarak beş aşağı beş yukarı bu işi ufak bir miktara halledebiliriz.”
– Onu büyütüp, besleyip, yetiştirip adam eden biziz. Şimdi nankörlük ediyorsun, yüzüme bakmıyorsun.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin yaptığın şey resmen besledik büyüttük danayı, tanımaz oldu anayı.”