Lafza-i Celal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Allah’ın adı, Allah, Allah lafzı, İsm-i Celal

Cümle içinde kullanımı: “Lâfza-ı Celâl ne güzel buyurmuştur; Oku, Rabbin adına oku!”

Lafza Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Bir tek söz, tek bir kelime, tek kelam,

Cümle içinde kullanımı: “Bu şehri terk etmeden önce hepinizin yüzüne söyleyecek lafzam var. “

Lafî Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-lâf+Arapça-î

– Boşboğaz, geveze, lafazan, çenesi düşük, zevzek, lakırdı kavafı

Cümle içinde kullanımı: “Ne kadar lüzumsuz lâfî kişi varda hepsi çevremde toplanmış gibi hissediyorum. “

Lafzı Müşterek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Birden fazla kavramı olan söz, birden fazla anlamı olan söz

Cümle içinde kullanımı: “Lafz-ı müşterek anlatımlarla kimseyi şaibe altında bırakmayınız rica ediyorum. “

Lafzı Küllî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Herkes tarafından bilinen söz, manası herkes tarafından müşterek olan laf

Cümle içinde kullanımı: ” Lafz-ı küllî kelimelere örnek vermek istenirse ‘su’ sözcüğünü örnek verebiliriz. “

Lafız Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-elfaz çoğul biçimi

– Anlamlı veya anlamsız ağızdan çıkan söz, kelime, sözcük, kelam

– Söylem

– Yasaların sözcükle bildirmek istediği anlam, yasanın söylemi

Cümle içinde kullanımı: “Lafız ağızdan çıkan havanın dil yardımıyla ses olarak dışarı çıkmasıyla oluşur. “

Laffazî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Boş sözlerle övünme, manasız övüngen kimse

Cümle içinde kullanımı: “Ne desem ne yapsam boş laffâzî kişilerle yarışamam.”

Laffaz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lafz

– Ağzı kalabalık, gereksiz konuşan kimse, boş sözlerle övünen

Cümle içinde kullanımı: “Dilruba hanımın daima kendini öven laffâz tavrına daha fazla tahammül edemeyeceğim.”

Laf Eri Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-lâf

– Çok konuşan, lafazan, laf ebesi, geveze, dil ebesi

Cümle içinde kullanımı: “En kötü huylarımdan biri laf eri olmam, konuşarak karşımdakini sıkıntı derecesine getirmemdi. “

Laf Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Deyiş, söz, lakırdı, kelam

– Sohbet, konuşma, söyleşme, tekellüm,

– Boş ve gereksiz söz, dedikodu

– Konu, bahis, mevzu

– Övünme, atıp tutma, abartılı konuşma

Cümle içinde kullanımı: “Lâf vardır kendini dinletir, lâf vardır adamı rezil rüsva eder. “