Lâ-yukal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Cinsel organ, tenasül organı, merzgun

Cümle içinde kullanımı: “Yarası lâ-yukâl yerde olduğundan hekime göstermiyor hoca efendi, utanıyor zavallıcık. “

Layuhtî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Yanlış ve hata yapmaksızın, hatasız, yanlışsız, hata işlemez, yanılmaz, yanlışı bulunmayan

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-yuhtî insan var mıdır dar-ı dünyada, insan hatalarından ders alan yanlışıyla doğrusuyla yaşamaya çalışan bir mahlukattır oysa. “

Layuhsa Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Sayısız, hesapsız, hesaba gelmez, pek çok, bir hayli

Cümle içinde kullanımı: “Bir bahar akşamında maziye dalarak lâ-yuhsâ anıların pençesinde güneşin doğmasını bekliyorum. “

Layuhal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

–  Uygunsuz, yersiz, kanunsuz, kötü davranışları olan

Cümle içinde kullanımı: ” Lâ-yuhal tavırları yüzünden bir gün kodese kapatılacak diye korkuyorum. “

Layuad vela yuhsa Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâ-yu’ad

– Sayısız, hesapsız, pek çok, hesaba gelmez, sayılamayacak kadar çok

Cümle içinde kullanımı: “Vali beyimiz lâyuad velâ yuhsâ yetimi doyurmuş eğitimleri için bilhassa ilgilenmiştir. “

Layuad Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sayılamaz, saymakla bitmez, sayısız, sayısı belli olmayan, adedi belli olmayan, pek çok

Cümle içinde kullanımı: “Kovanların içerisinde uğuldayan arılar lâyuad olmakla birlikte kilolarca bal üretiyorlar. “

Layık Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-liyâkât

– Yakışan, yaraşan, yakışır, münasip, uygun düşen, uygun, muvafık

– Hareketleri, davranışları, nitelikleriyle bir şeyi elde etmeye hak kazanmış kişi

– Kendisine denk olanı yakışanı bulma

Cümle içinde kullanımı: “Acele etme kızım elbet sende kendine lâyık olan bir adamı bulacak onu çok seveceksin. “

Layıha-i Kanuniyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Millet meclisine yasalaşmak üzere sunulan kanun tasarısı

– Tasdik edilmemiş yasa tasarısı

Cümle içinde kullanımı: ” TBMM kurulduğunda lâyıha-i kânûniyye hazırlanarak meclise sunularak ilk yasa tasarısı hazırlanmıştır. “

Layıh Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Parlak, aydınlık, ışıldayan

– Meydanda, ortada, aşikar, apaçık

– Akla gelen, düşünülen, hatıra gelen, hatırlanan

Cümle içinde kullanımı: ” Karımı toprağa verdim lakin ondan kalanlar her zaman lâyıh bir anı gibi içimi ısıtmaya devam ediyor. “

Layhar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Şarap düşkünü, şarap tutkunu, tortu içen

Cümle içinde kullanımı: ” Efsaneye göre lây-hâr külhanbeylerinin piri olarak anılmıştır. “