Laz Nedir?

– Karadeniz’in güneydoğu kıyısında yerleşik bir halk

– Güney Kafkasyalı halkın adı, bu halka mensup kimse

– Bu halka özgü

– Doğu Karadeniz ve Rize’de yaşamını sürdüren halk

– Gölge ve ortaoyunlarında bulunan tip

Cümle içinde kullanımı: “Lazların saman alevi gibi hızla yanan öfkesi aynı ivedilikle yatışıp kaybolur. “

Layüsel amma yefal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yaptığından dolayı sorguya çekilemez

– Allah, Yaradan, Tanrı

Cümle içinde kullanımı: “Yaptıklarından ve yapmadıklarından mesul tutulamayan bir tek lâ-yüs’el ammâ yef’al’dir. “

Layüsel Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sual olunmaz, soru sorulmaz, mesul tutulamaz, sorumlu tutulamayan

– Mesuliyetsiz, sorumsuz

Cümle içinde kullanımı: “Akli baliğ yaşı gelmeyen çocuklar günahlardan lâ-yüs’el sayılır. “

Layüfhem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kavranılamaz, anlaşılamaz, anlaşılmaz, fehmedilmez

Cümle içinde kullanımı: ” Kader silsilesi biz insanoğlu tarafından lâ-yüfhem edilemez çocuğum. “

Layüdrek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kavranılamazlık

Cümle içinde kullanımı: “İdrak edilemeyen kelamın sahibi lâ-yüdrek!”

Layutak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat 

– Çekilemez, dayanılmaz, güç yetmez, takat yetmez, tahammül edilemez

Cümle içinde kullanımı: “Senin bu bencil hallerin kimse tarafından lâ-yutâk edilemez “

Layuref Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bilinemez, kavranılamaz, özüne inilemez, tarif edilemez, bilinmez

Cümle içinde kullanımı: ” Hissiyatımın yüceliğini, lâ-yu’ref tıynetini bilmem nasıl anlatırım size.”

Layuleb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Yenilemez, üstesinden gelinemez, yenilmeyen, yenilmesine olanak bulunmayan

Cümle içinde kullanımı: “Vatan sevgisiyle kanını toprağına dökmüş bir millet katiyen lâ-yu’leb!”

Layula Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Üstüne çıkılamaz, üstesinden gelinemez, çok yüksek, başarılamaz

Cümle içinde kullanımı: ” Zor işlerin imkansız olduğunu söylerler  ama bana kalırsa lâ-yu’lâ iş yoktur, yeter ki çaba gösterilsin. “

Layukal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Akıl ermez, anlaşılmaz, akla sığmaz, akıl ile idrak olunmaz, muğlak

Cümle içinde kullanımı: ” Son günlerde köşkte lâyukâl olaylar meydana geliyor çalışanlar dahil kimse huzurlu görünmüyordu. “