İnsanların gizli alışkanlıkları

“Gizli alışkanlıklar” derken insanların çoğu zaman başkalarına söylemediği ama oldukça yaygın olan küçük davranışları kastediyorsak, liste şaşırtıcı derecede uzun. 😄

🧠 Zihinsel alışkanlıklar
Kendi kendine konuşmak: Birçok insan düşünürken içinden konuşur, hatta bazen yüksek sesle kendisine cevap verir.
Hayali konuşmalar yapmak: Duşta, yatakta veya yürürken daha önce yaşanmış bir konuşmayı yeniden oynatmak ya da hiç gerçekleşmemiş bir konuşmayı zihinde canlandırmak.
Geçmişteki utanç verici anları tekrar hatırlamak: Beyin yıllar önceki küçük bir hatayı sanki dün olmuş gibi önümüze getirebilir.
Başkalarının bizi düşünüp düşünmediğini merak etmek: “Acaba insanlar benim hakkımda ne düşünüyor?” düşüncesi oldukça yaygındır.
Bir şarkıyı zihinde tekrar tekrar çalmak: Buna earworm (zihinde takılı kalan müzik) denir.
👀 Sosyal alışkanlıklar
Aynada kendisiyle konuşmak veya mimiklerini kontrol etmek.
Birinin sosyal medya profilini merak edip eski paylaşımlarına bakmak.
Kalabalıkta insanların konuşmalarını istemeden dinlemek.
Bir mesaj yazıp göndermeden önce defalarca okumak.
Birisi bizi izliyor gibi hissettiğimizde davranışlarımızı değiştirmek.
😅 Daha tuhaf olanlar
Yalnızken dans etmek.
Evde kimse yokken yüksek sesle şarkı söylemek.
Telefonu elinde tutarken “telefonum nerede?” diye aramak.
Buzdolabını birkaç dakika sonra tekrar açmak, her ne kadar içinde yeni bir şey olmadığını bilsek de.
Uyurken yastığın belirli bir tarafını tercih etmek.
Bir odaya girip neden girdiğini tamamen unutmak.
Bir şeyi kaybedince, aslında baktığımız yere tekrar tekrar bakmak.
Duşta veya yatakta aklımıza hayatımızın en iyi cevabının gelmesi. 😄
🤫 Daha derin bir şey var

İnsanların “gizli” alışkanlıklarının önemli bir kısmı aslında beynin kendini düzenleme biçimleri olabilir.

Örneğin aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlemek, belirli bir nesneye dokunmak veya aynı rutini sürdürmek beynin öngörülebilirlik ve kontrol hissini artırabilir.

Ve belki en ilginç alışkanlık:

İnsanlar yalnızken bile bazen kendilerini başkasının gözünden değerlendirir.

Yani odada kimse yokken bile “Biri beni görse ne düşünürdü?” diye zihnimizden geçebilir.

Beynimiz sosyal bir ortamda yaşamaya o kadar uyumlu ki, başkaları gerçekten orada olmasa bile onların bakışını zihnimizde taşıyabiliyoruz.

Bir yanıt yazın