Nüksetmek Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Hastalık veya ayrı durum baştan başlamak, geri gelmek, Eş anlamlısı depreşmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hastane de yatan kadının hastalığı sıkça nüksediyor’.
Nüksetmek Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Hastalık veya ayrı durum baştan başlamak, geri gelmek, Eş anlamlısı depreşmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hastane de yatan kadının hastalığı sıkça nüksediyor’.
Nistagmus Nedir?
Kelime Kökeni: Yunanca
Gözün istemsiz olarak titremesine ve dönmesine denir
Cümle İçinde Kullanımı:’ Nistagmus hastalığı yaş sınır tanımadan ilerlemeye devam ediyordu’.
Nezaket Nedir?
Kelime Kökeni: Osmanlıca
Saygı, İncelikli, Naziklik, Kibarlık, Eş anlamlısı zarafet
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bayanlara karşı biraz daha nezaket gösterebilirsin bence’.
Nötr Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Elektrik yükü olmayan
Bitaraf, Tarafsız, Tepki göstermeyen, Eş anlamlısı etkisiz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Okulda nötr etkisiz eleman olduğunu öğrenmiştik’.
Nice nedir?
Kelime kökeni: Eski Türkçe
Birçok, Ne kadar, Uzun zamandır, Bir hayli, Ne durumda, Nasıl.
Cümle içinde kullanımı:’Ne niceler atlattı bu yürek senin bir sözünle yıkılmayacak’.
Naçizane Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Ufak, Ehemmiyetsiz, Eş anlamlısı önemsiz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sadece ben naçizane fikrimi söylemiştim’.
Nağme Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Haz, Melodi, Neva, Eş anlamlısı ezgi
Bir kişinin uydurarak, utanarak, zorla söylediği kelimedir.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Şiiri okurken değişik güzel bir nağmesi vardı’.
Niyaz nedir?
Kelime kökeni: Farsça niyāz.
Yalvarma, Yakarma, İstek, Arzu, Dua, Dilek, yakarış, İhtiyaç, Muhtaçlık, Zorunluluk, Sıkıntı.
Cümle içinde kullanımı:’yaratana niyaz ederim ki bir daha vatanı düşmanın eline düşürmesin ‘.
Necaset nedir?
Kelime kökeni: Arapça necāset.
Pislik, Dışkı, Ters, Bulaşma, Bulaşıklık.
Cümle içinde kullanımı:’Ahırın her yerinde at necaseti vardı ve acil temizlenmesi lazımdı’.
Niyet nedir?
Kelime kökeni: Arapça niyyet
Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mani yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kağıt parçası.
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat, oruç tutmaya niyetlenmek.
Eş anlamlısı: Düşünce, kuvve, maksat, nabız, plan, tasavvur.
Cümle içinde kullanımı:’Annem gün yapmaya niyetlenmişti ama işi çıkınca yapamadı‘.