Kelime Kökeni: Arapça
– Palan, eğer, semer, yukaç
Cümle içinde kullanımı: “Atların likâflarını vurup yemlerini vermeyi ihmal etme sabah ezanıyla yola koyuluruz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Palan, eğer, semer, yukaç
Cümle içinde kullanımı: “Atların likâflarını vurup yemlerini vermeyi ihmal etme sabah ezanıyla yola koyuluruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Lakin, amma, ama, fakat, ancak, yalnız
Cümle içinde kullanımı: “Doğru denemez lîk yanlış da görünmez bu olayda. “
Kelime Kökeni: Arapça-liha çoğul biçimi
– Yetişkin erkeklerin yanak ve çenesinde çıkan kıllara verilen ad, sakal
Cümle içinde kullanımı: ” Pembe yanaklarına daha lihye düşmemiş, bıyıkları dahi terlememiş küçük bir oğlandı.”
Kelime Kökeni: Arapça-effaf,elyaf çoğul biçimi
– Hurma ağacı ve buna benzer bitkilerin kabuğundan çıkarılan iplik iplik veya tel tel yumak
– Çok ince ve uzun parça
– Bitki hücresinden veya dokusundan olmuş pamuk yün, ipek, elyaf
– Ham selüloz
– Doğal madde veya sentetik kaynaklı ipeksi ince yapı
– Tığ işiyle yıkanmak için ipliklerden örülmüş örgü
Cümle içinde kullanımı: ” Annem çeyizime koyduğu renk renk yumuşacık lifleri tek tek eliyle örüp hazırladı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavga eden, tartışmayı sevenler, husumet etme, davacı olma
Cümle içinde kullanımı: ” Bir asırdır bu iki ailesinin arasında devam en lidâd torunları vasıtasıyla gelecek nesle de aktarılacak gibi görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların ağzına vurulan gem, dizgin, ligam
Cümle içinde kullanımı: ” Atların ağzına takılan licâm sayesinde kişneme sesleri bir anda kesildi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kâbe’ye örtülen örtü, Kisve-i Şerif
– Kabe-I Muazzama’ya örtülen örtü
Cümle içinde kullanımı: “Kutsal topraklarda yer alan Kâbe’nin libsi Arefe gününde değiştirildi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Keçe, keçe kumaşı
– Keçi kılının dokunmadan dövülmesiyle oluşan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Çobanın üstündeki libd öyle ağır ve kaba görünüyordu ki nasıl giydiğine şaşırdım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Süt emzirme
– İnsan sütü, kadın sütü, ana sütü
Cümle içinde kullanımı: “Çerkez kadınları kucaklarındaki bebeleri liban edip sonrasında sırtlarına bağlarlar. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Libas, elbise, giysi
Cümle içinde kullanımı: “Eskimiş libâçeleri kucağına toplayıp kaynayan kazanın içine boca etti.”